Göz Tansiyonu Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

, yani glikom katarakttan sonra 2. körlük nedeni olarak tehlikeli bir hastalıktır. Genetik bir rahatsızlık olan Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Edilir? Kalıcı görme kayıplarına neden olan hakkında bilmeniz gerekenler ise şöyle;

Göz Tansiyonu Nedir?

Dünyadaki körlük nedenleri arasında (göz tansiyonu), katarakttan sonra 2. sırada gelmektedir. Derneği verilerine göre, 2020 yılında üzerinde 76 milyon glokom hastası olması öngörülmektedir.
2020 yılında glokoma bağlı olarak ise 11.1 milyon kişinin her iki gözünde tamamen görme kaybına uğraması beklenmektedir.

Göz Tansiyonu Nedir?

Göz tansiyonunun yani Glokomun çeşitli tipleri vardır. Ortak patoloji, optik sinir hasarı olan ve görme kaybına yol açan bir grup hastalığı kapsamaktadır. Geri dönüşümsüz görme kaybının dünyadaki en önemli nedenidir.

Kalıtsal Göz Tansiyonu Olanlar Dikkat EtmeliGöz Tansiyonunun Belirtileri Nelerdir?

Göz Tansiyonunun Belirtileri Nelerdir?

Birçok hasta göz tansiyonu hastası olduğunun farkında değildir ve ilk muayenelerinde ileri düzeyde görme kaybı saptanır. Görme kaybı şikayeti olmasa bile, göz tansiyonu muayenesi her göz muayenesinin bir parçası olarak ele alınmalıdır. Göz Tansiyonunun belirtileri ise şunlardır;

  • şiddetli göz ağrısı
  • mide bulantısı
  • kusma.
  • gözde kızarıklık.
  • Ani görme bozuklukları
  • ışıkların etrafında renkli halkalar görmek.
  • ani bulanık görme.

Göz Tansiyonunun yarattığı hasar, ırklar ve etnik gruplar arasında büyük ölçüde değişkenlik göstermektedir. Genetik yatkınlıktan söz edilebilir. Ailesinde göz tansiyonu hastalığı bulunanlar için göz doktoruna daha sık muayene olmaları önerilir.

Göz Tansiyonu Nasıl Edilir?

Göz Tansiyonu tedavi edilmezse görme kaybı yaşanır. Görme kaybı ise sonrasında tedavi edilemez. Göz tansiyonu tedavisinde tesislerinin uzak oluşu, personelinin ve ekipmanın yetersizliği glokom tedavisini daha da zor hale getirmektedir. Açık veya kapalı açılı göz tansiyonunda, görme kaybını önlemek ve yaşam kalitesini korumak için tıbbi ve cerrahi müdahale gereklidir. Az gelişmiş bölgelerde glokoma bağlı körlüğün önlenmesinde eğitim ihtiyaçlarının, yeterli sağlık personelinin ve temel altyapı gereksinimlerinin sağlanması için bu bölgelere ilginin artması gerekmektedir. Açık açılı glokomun kapalı açılı glokomdan ayırımı tedavi açısından esastır çünkü her iki glokom tipi kendine özgü değerlendirme ve tedavi gerektirmektedir. Açık veya kapalı açılı glokom tanısı doğru yapıldıktan sonra, ilaç tedavisi, lazer ve mikrocerrahi için uygun adımlar atılabilir. Bu yaklaşım glokomun neden olduğu şiddetli görme kaybını ve buna bağlı sakatlığı engelleyebilmektedir.

Bir Şeyler Yazın...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Optimized with PageSpeed Ninja