Dükkan Önüne Huni Koymak veya İşgal Etmek Yasak!

Dükkan Önüne , , Kasa Koymak Yasak Mı ?

Türkiye’nin neresine giderseniz gidin dükkan Önüne , kasa, ve benzeri şeyler koyarak sadece kendi müşterilerinin park edebileceği yerler haline getiren , bunun yasal olmadığını bildiği halde aynı durumları tekrarlıyorlar.

Dükkan Önüne Huni/Duba Koymak Yasak Mı ?

Dükkan ve daireler fiyatları ve metrekaresi ne olursa olsun araç park hakkı diye bir şey yoktur. Sokak kamusal alandır ve 80 milyon insan gelip o sokağa park etme hakkında sahiptir. Kaldırımlar da yine kamusal bir alan olarak 80 milyonun yürüme hakkı olduğu bir alandır. Dükkan önüne huni veya duba veya da kasa gibi şeyler koyarak dükkan önü kapatmak sokağı ve yolu işgal etmek şuçtur. Tüm belediyeler de bu duruma cezai işlem uygularlar. Fakat burası Türkiye olduğu için elli defa da şikayet etseniz yine gelip bakılmaz o huniler ve kasalar kaldırılmaz ve oturduğunuz sokağa aracınızı park etmek için iş yeri sahipleri ile gerilimler yaşarsınız.

Kafelerin Kaldırımlara Masa, Sandalye ve Çit Koymaları Yasak Mı ?

Yukarıda bahsettiğimiz konuyu tekrarlayacak olursak yine kaldırımlarda kamusal alan ve kamu malı sayıldığı için otobüs durağı vs… yine masa, sandalye koymak ve çit örme gibi hakları yoktur.

Bina ve Apartmanın Bir Bölümünü Kullanan /Dükkan İçin ise Kat Malikleri Kanunu Geçerlidir.

MADDE 16 – Kat malikleri anagayrimenkulün bütün ortak yerlerine, arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olurlar. Kat malikleri ortak yerlerde kullanma hakkına sahiptirler; bu hakkın genel kömürlük, garaj, teras, çamaşırhane ve çamaşır kurutma alanları gibi yerlerdeki ölçüsü, aksine sözleşme olmadıkça, her kat malikine ait arsa payı ile oranlıdır.

MADDE 18 – Kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim plânı hükümlerine uymakla, karşılıklı olarak yükümlüdürler.
Bu kanunda kat maliklerinin borçlarına dair olan hükümler, bağımsız bölümlerdeki kiracılara ve oturma (Süknâ) hakkı sahiplerine veya bu bölümlerden herhangi bir suretle devamlı olarak faydalananlara da uygulanır; bu borçları yerine getirmeyenler kat malikleriyle birlikte, müteselsil olarak sorumlu olur.
***

Kat Mülkiyeti Kanunu’ndaki bu hükümlerden daha güçlü hükümler yönetim planında olabilir. Apartman yönetim planına da bakınız. 

Dükkan Önüne Araç Koyulmasını istemeyen esnafların bulundukları ilçenin belediyesi ile iletişime geçip, belirli bir alanı işgalliye ödeyerek kiralaması gerekmektedir. Belediyenin kararına göre belirli bir alan tahsis edilir veya edilmez.

Dükkan Önüne Park Eden Aracını Koyan İnsanlar ve Mağdur olduğunu Söyleyen Esnaf Ne Yapmalı ?

Burası Türkiye ve maalesef zamanın da otoparkı olmayan binalara ruhsatlar verilmiş, yine daracık sokaklar da ve caddelerde hızla artan araç sayısıyla beraber ve şehirleşmenin de etkisiyle araçları park edecek alan sorunu ciddi bir biçimde insanların günlük hayatına dahil olmuştur. Eğer bir çözüm varsa oda hoşgörüdür. Esnaf benim müşterimi engelliyorsun derse evimin önüne park etmek istiyorum derse olay kavgaya hatta cinayete bile dönüşebilir. Kısacası Türkiye’nin dört bir yanından gelen insanların o sokağa ve o sokağın kenarına park etme hakkı var. Fakat esnafta çukurda kalıyordur. Müşterisi yer bulamıyordur bunu park edenin vicdanına bırakmak zorundadır. Çünkü müşteride şunu diyebilir senin cafene gelenler benim evimin önüne park ediyor veya senin dükkanın müşterisi bizim otoparkın çıkışına durmuş. Senin dükkanın müşterisi buraya çöp atıyor vs vs… Hoşgörülü olmak ve saygılı davranmak gerektiğini unutmamak gerekir.

Birincil müşteriniz dükkanınızın bulunduğu alanda oturan insanlardır. Çoğu insan böyle durumlar da o marketten veya işletmeden soğur ve başka yerlere giderler. Esnaf ise ticari bir işletme olarak belediyeden alanın işgaliyesini ödemeli veya park sorunu olmayan bir yerden dükkanını tutmalıdır. Fakat son olarak şunu söyleyelim kaldırımlar, sokaklar, caddeler  gibi toplu kullanım alanları halkındır, kamu’nundur. Kanunları tanımamazlık diye bir şey söz konusu olamaz. Bina, apartman ve parçaları uzantıları içinse yukarıda bahsettiğimiz kanun geçerlidir.

Sürücüler Park Yeri Arıyor, Dükkanlar Sokağa Taşıyor, Her Yer Dubalarla Doluyor…

Araç sürücüleri özellikle ara sokaklarda park sıkıntısı yaşadıklarını, esnafların kaldırım kenarlarına dükkanlarındaki ürünlerini veya çeşitli malzemelerini koyup kaldırım kenarına araçlarını park etmekte zorluk yaşadıklarını dile getirdiler. Araç sürücüleri özellikle yol kenarlarında duba veya çeşitli malzemelerle kendilerine park yeri ayıran esnaflardan şikayetçi olurken, emniyet güçlerinin ve zabıta ekiplerinin ve sokaklarda yol kenarlarının bu şekilde kapatılmaması için yetkilileri göreve çağırdı. Parkomat yetkililerin caddelerde esnafın yol kenarlarını kapattığı sırada park ücreti alıp almadığını merak ederken, yetkililerden de Karayolları Trafik Kanunun 14. maddesinin uygulanmasını istediler.

Avukatlardan Duba, Huni ve Çeşitli Eşyalarını Yola ve Kaldırımlara Bırakan Esnaflar Hakkında Açıklama

Antalya Barosu Avukatlarından Av. Muhammed Sincar hemen hemen her sokak ve caddede bina ve dükkan önlerindeki yol kenarlarının bina sakinleri ve özellikle dükkan işletmecileri tarafından zincir, duba ve beton gibi engellerle kapatılmasının suç olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin En Büyük Şikayet Portalı Şikayetvar’ın “Mobil Uygulaması”nı kullanan vatandaşlar rahatsız oldukları ve merak ettikleri her konuda şikayetleri ile şikayetlerinin fotoğraflarını göndermeye devam ediyor. “Bina önüne park engeli koymak yasak mı” diye soran vatandaşların sorularını Av. Muhammed Sincar yanıtladı.

Özel Alan Mı Kamusal Alan Mı?

Zincir, duba, beton gibi engellerle bina önlerinin kapatılmasının özel mülk ve kamuya ait yer olmasına  göre suç olup olmayacağının değiştiğini kaydeden Av. Sincar, “Eğer bahsedilen araç park yerleri ve Kat Mülkiyeti Kanununa göre taşınmaza ait olan alanlardan yerlerden ise buralar özel mülk olduğu için bu kısımlar üzerindeki tüm tasarruf hakkı bu binanın kat maliklerine aittir. Yani kat malikleri dilerse kendilerine, dilerse tüm sokak sakinlerine tahsis edebilir, yabancı araçların girişlerini engelleyebilir, hatta ücretli hale dahi getirebilir. Ancak bu alanların kamusal alan olarak tabir edilen, kenarları, kaldırım gibi yerlerden olması halinde kurumların izin verdiği ölçüde tüm vatandaşların buralardan eşit şekilde yararlanma hakkı vardır. Bu nedenle apartman sakinleri ya da işyeri sahipleri tarafından bu alanların kullanımının kısıtlanması yasal olarak mümkün değildir” dedi.

İzin Alınmaksızın Eşyalar Konulamaz

Özellikle işyerleri önlerine reklamlı dubaların, mantarların ve zincirlerin konularak bu alanlara araç park edilmesin yasaklandığına dikkat çeken Sincar, bu konuda şikayeti olanlara şu önerilerde bulundu:

“Ülkemizde çok sık olarak işyerlerinin önlerine reklamlı dubalar, mantarlar ve zincirlerle bu alanlara araç park edilmesinin yasaklandığı görülmektedir. Bu şekilde bir yasak koymaya ilgili kişilerin yetkisi olmadığı gibi kamusal alanın vatandaşlar açısından herhangi bir izin olmaksızın kısıtlanması da ayrıca suç teşkil etmektedir. Bu alanlara izin alınmaksızın konulan tabela, duba gibi eşyalar Kabahatler Kanunu açısından da cezai işlem gerektirmektedir. Bu kısıtlama yasağının tek istisnası, ilgili kişilerin haklı gerekçelerle belediyeye müracaatı ve öngörülen işgaliye vergisinin ödenmesi olup ancak bu şekilde bu alanlara müracaat sahiplerinin belirtilen şekilde tasarrufuna izin verilebilmektedir. “

Av. Sincar son olarak ise “Kamusal alanlar olarak tabir edilen ve park yasağı, musluğu bölgesi gibi nedenlerle park sınırlaması olmayan tüm sokakların araç parkı için ayrılmış bölümlerini eşit şekilde kullanma hakkı olan vatandaşların bu hakkının kısıtlanması yasalara ve sosyal devlet anlayışına aykırı olduğu gibi, ayrıca suç teşkil etmekle, herhangi bir izin alınmaksızın bu yerlerin ilgili esnaf tarafından dubalarla kapatılması durumunda da kolluğa müracaat ederek ilgililer hakkında Kabahatler Kanunu’na göre cezai işlem yaptırabilecektir” şeklinde konuştu.

Şikayetvar Tüketici Haber Merkezi

Konuyla İlgili ….

Bursa’nın Karacabey ilçesinde yol üzerine araba park etmesin diye duba koyan iş yeri sahiplerine polis ekipleri tarafından ceza yağdı.


Bursa’nın Karacabey ilçesinden hemen hemen her sokak ve caddede üzerindeki dükkan sahiplerinin kendilerine ait olduğunu düşündüğü kapı önlerine koyduğu zincir, duba ve beton gibi engellerin, ve trafik ekipleri tarafından yasaklandı. Karayolları Trafik Kanunu’nun 14. maddesi gereği yol üzerine bırakılan kasa, duba, sandalye gibi malzemelerin fotoğrafını çekerek sahiplerine ceza kesen yetkililer, bu tür uygulamayı yapan kişilerin trafiği aksattığını belirterek, “Herkes dikkat etsin. Cadde ve sokaklar toplumun her kesiminin. Hiç kimse kapatmaya kalkmasın. Uyarılarımızı dikkate alsınlar. Yoksa ekipler 391 lira ceza kesmek zorunda kalır” diye uyarıda bulundu.

Yetkililer, özellikle işyerleri önlerine reklamlı dubaların, sandalye, kasa, mantarların ve zincirlerin konularak bu alanlara araç park edilmesinin mekan sahipleri tarafından yasaklanmasının suç olduğunu belirtti. Uyarılara kulak asmayanlar hakkında işlem yapılacağını söyleyen yetkililer “Dükkan ve sahiplerinin buralara duba benzeri engeller koyarak kapatmaya yetkisi yok. Kamusal alanın vatandaşlar açısından herhangi bir izin olmaksızın kısıtlanması suç teşkil etmektedir. Bu tür durumlarda yetkililere bildirin” diye uyarıda bulundu.

Bir Diğer Haber…

Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık, Ankara Büyükşehir Belediyesinin, Çankaya’da dükkan önünü kapatarak faaliyet alanına dahil ettiği belirlenen kafe, restoran, bar gibi 161 işletme hakkında yasal işlem yapılması için kendilerine yazı gönderdiğini belirtti.

Bu süreçte yüzde 100 esnafın yanında durma niyetinde olduklarını kaydeden Tanık, “Hukuka ve ahlaka uygun ne yapılıyorsa yanında yer alacağız. Bu, mevzuata uymuyorsa da bedelini ödemeye hazırız” dedi.

Tanık, Balgat’ta dükkan önü de kullanıma dahil edilmiş bir restoranda düzenlediği basın toplantısında, söz konusu açık alan kullanımına ilişkin uygulamalar hakkında bilgi verdi ve eleştirilerde bulundu.

Tanık’ın verdiği bilgiye göre, Ankara Büyükşehir Belediyesi, 22 Eylül 2011 tarihli yazıyla Çankaya sınırları içinde Büyükşehir Zabıta ekiplerince yapılan kontrollerde özellikle cafe, restoran, lokanta, bar ve benzeri işletme sahiplerince dükkan önleri ve yanlarının kapatılarak faaliyet alanlarına dahil edildiğinin belirlendiği aktarıldı. Yazıda, liste halinde gönderilen 161 iş yeri hakkında yasal işlemlerin, Çankaya Belediyesince ivedilikle yapılması istendi.

Tanık, bu yazıda, Büyükşehir Belediyesi’nin aksi halde savcılığa suç duyurusunda bulunacağının belirtildiğini kaydederek, geçtiğimiz aylarda da benzer bir uygulamanın yapıldığını ve Büyükşehir Belediyesi’nin savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu söyledi.

-KIŞ BAHÇESİ PROJESİ KABUL GÖRMEDİ-

Çankaya ilçesinde özellikle yeme, içme ve eğlence işyerleri tarafından sigara yasağının da etkisiyle bahçe bölümlerinin kullanımı için “üst örtü, yan kapama” gibi yöntemlere başvurduğunu anlatan Tanık, bu kullanımların gerek şikayet üzerine, gerekse Çankaya Belediyesinin tespitleriyle “proje hilafı” olarak değerlendirildiğinde para cezası ve yıkım kararlarının uygulandığını kaydetti.

Tanık, şöyle devam etti:

“Sonuçta iş yerlerinin ruhsatları iptal edilmekte, yıkım kararları alınmakta, iş yerinin kapanmasına kadar giden bir süreç işlemektedir. Tüm bu işlemler, belediyeler ile iş yeri sahiplerini karşı karşıya getirmektedir.

Bu süreç devam ederken Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi, Çukurambar semtinde bir iş yeri için ‘yollara olan bahçe mesafesi içinde görüntü kirliliği oluşturmayacak tarzda, estetik malzemeden oluşacak tente ile kapatılmasına’ ilişkin karar aldı. Tek parsel için alınan bu kararın, sorunun çözümü için önemli bir ilk adım taşıdığını düşünerek Çankaya ilçesindeki iş yerleri için benzer bir karar alınması için harekete geçildi. Bahçe kullanımı olan restoran, kafe, pastane ve benzeri iş yerlerinin yoğunlaştığı semtler belirlenerek, binadaki kat malikleri ve komşu iş yerlerinin onayının alınması koşuluyla belediyemizce belirlenecek uygulama ilkeleri çerçevesinde kış bahçesi kullanımına izin verilmesi yönünde Çankaya Belediye Meclisince oy birliğiyle karar alındı ve onay için Büyükşehir Belediyesine gönderildi. Ancak aldığımız bu karar, Eylül ayında Ankara Büyükşehir Belediye Meclisince reddedildi.”

-“Kent estetiğini olumsuz etkiliyorsa…”-

Gerek ekonomik kriz, gerekse alışveriş merkezlerinin yaygınlaşması gibi koşullara dikkati çeken Tanık, esnafın mevcut kapalı alanın yanında bina ön ve yan bahçelerini kullanmasının rant yaratma boyutundan öte zorunluluk haline geldiğini söyledi. İşletmelerin bahçe kullanımı için kurdukları düzen ve malzemeler kent estetiğini olumsuz etkiliyorsa, bu konuda standart getirmenin büyükşehir belediyesinin yetkisinde olduğunu kaydeden Tanık, Çankaya belediyesinin “kış bahçesi” olarak tasarım ilkelerini içeren kararının da reddedildiğine dikkati çekti.

Tanık, “Çankaya Belediyesi bahçe kullanımlarında komşu şikayeti olması durumunda zaten gerekli yasal işlemleri yapmakta ve komşuluk hukukuna saygıyı esas kabul etmektedir. Ancak kaldırımlara taşmayan, sigara yasağının etkisi ve mekansal kısıtlılıklar nedeniyle bahçe kullanan iş yerine yönelik bu denli katı bir tutum alınması anlaşılır değil” dedi.

Esnafın yanında durma niyetinde olduğunu ifade eden Tanık, “Yeter ki onlar komşuluk hukukuna tecavüz etmesinler, kente karşı suç işlemesinler. Yeter ki onlar imar mevzuatı ve belediyecilik anlayışında kentlinin sağlığını bozacak, onun huzurunu bozacak nitelikte müdahalelerde bulunmasınlar. Hukuka ve ahlaka uygun ne yapılıyorsa yanında duracağız. Bu, mevzuata uymuyorsa da bedelini ödemeye de hazırız. Ben Türkiye’de hem üst yönetimin hem de yargının aklı selim sahibi olduğuna inanıyorum” şeklinde konuştu.

Tanık, basın toplantısının ardından çevredeki esnafı ziyaret etti, bir esnafın bahçesinde de çay içip tavla oynadı.

Kaynaklar. 1, 2, 3, 4

Diğer Haberler İçin Tıklayınız…

Bir Şeyler Yazın...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.