Bugün Anneler Günü Sizi En İyi Anlatan 5 Film Gününüz Kutlu Olsun

Annelerimizi en güzel ve hakkıyla anlatan beş film

Sinemada, dört çocuğuna yuva yaptığı gecekonduyu yıkmak isteyenlerle mücadele eden Türkan Şoray’a ‘Sultan’ unvanını veren, kızını savaşın yıkıcılığından korumak için mücadele eden Sophia Loren’e Oscar kazandıran oynadıkları ‘güçlü anne’ rolleriydi. Hayatının her anı mücadele ile geçen annelerimizi perdesine hakkıyla taşıyan beş filmi Anneler Günü için derledik.

Anneler günü

Onları hayatın sıradan bir şekilde seyrettiği günlerde gece üstümüzü örten şefkatleri, bütün dünyaya yetecek merhametleri ve bir sözlerini dinlemeyişimizde anında yüzlerine yerleşen kırılganlıklarıyla tanıyoruz. Dünyadaki her şeyden naif görünen annelerimiz, çocuğu için kurduğu güvenli dünyaya uzanan bir el, tehdit gördüğünde ise bambaşka bir varlığa dönüşüveriyor. Kırılgan kabuklarının altından birden bire, o ana kadar nerede saklandığını bilmediğimiz bir savaşçı çıkıyor. Bu yüzden başımız her sıkıştığında ağzımızdan çıkan ilk kelime ‘anne’ oluyor. Çünkü onlar, yaşamımız boyunca bizi hayatta tutmak için her zorluğa göğüs germeyi bir an olsun düşünmeden göze alan meleklerimiz. Hayatının her anı mücadele ile geçen annelerimizi perdesine taşıyan ve hayatımızdaki önemlerini hatırlatan beş filmi Anneler Günü için derledik. 

SAVAŞMAYI SAVAŞLA ÖĞRENEN BİR ANNE

Yönetmenliğini Vittorio De Sica’nın yaptığı 1960 İtalyan yapımı film, 2. Savaşı sırasında dehşetten kaçmaya çalışan bir anne olan Cesira ve canı pahasına korumaya çalıştığı kızı Rosetta’nın hikâyesini anlatıyor. Alberto Moravia’nın bir romanından uyarlanan siyah-beyaz film, çok nadir (ve o zamana dek ilk kez görülmüş) bir şeyi başardı. En iyi kategorisinde ilk kez, İngilizce’den başka bir dil konuşan bir sanatçı Sophia Loren’e Oscar kazandırdı.

DÜZENE MEYDAN OKUYAN BİR ‘SULTAN’

Kartal Tibet’in yönettiği 1978 tarihli ‘Sultan’ Türk sinemasının ‘Sultan’ı Türkan Şoray’ın muhteşem oyunculuğunu gözler önüne seriyor. Film, İstanbul’un varoşunda bir gecekonduda yaşayan dört çocuklu Sultan’ın, çocuklarının başındaki çatıyı, yaşadığı mahalleyi yıkmak isteyenlere karşı verdiği amansız mücadeleyi anlatıyor. O dönemde insanların akın akın izlediği filmin ardından Türk sinemasında ‘güçlü anne, ’  denilince akla gelen ilk isim elbette Türkan Şoray oluyor.   

ÖLDÜRÜLENLERDEN DAHA ÖLÜ OLANLAR

Boşnak yönetmen Ahmed İmamoviç’in Çetniklerin katlettiği çocuklarının kemiklerini arayan Srebrenitsalı annelerin adalet için ve ayakta kalmak için verdikleri mücadeleyi anlattığı ‘Beldevere’, öldürülenlerden daha ölü olanların hikayesini anlatıyor. Annelerin verdiği savaşın siyah-beyaz, yeni neslin geçmişi unutuşunun renkli görüntülerle işlendiği film adını Gorajde kenti yakınlarındaki ‘Belvedere’ mülteci kampından alıyor. 2010 yapımı film aynı yıl ülkesinden Oscar adayı gösterilmişti.

İÇ ACILARIN EN İÇLİ ANLATIMLARI

‘Annelerimiz’, yönetmen Cesar Diaz’ın ülkesi Guatemala’da 200 binden fazla kişinin ölümüyle sonuçlanan iç savaşın acılarını ve karanlıkta kalan yanlarını ele alıyor. Askeri cunta sırasında militan olan babasının kayboluşundan esinlenen yönetmen Diaz, 2018’de cuntacıların yargılandığı dava ile aile geçmişini araştırmaya koyulan bir antropoloğun hikâyesini iç içe işliyor. 2019 yapımı filmdeki ‘anlatıcı anneler’ ise, ülke kültüründe geçerliğini sürdüren sözlü tarih anlatıcılığını beyazperdeye taşıyor. 

İKİ AYRI DÜNYANIN ORTAK MÜCADELESİ

Türk sinemasının duayenlerinden yönetmen Ömer Lütfi Akad’ın 1971 tarihli ‘Anneler ve Kızları’ filminde ve kızı Leyla Kenter, Neşe Karaböcek, İzzet Günay gibi ünlü oyuncular rol alıyor. Film, sonradan ünlü bir şarkıcı olan trikotaj işçisi Neşe ile çileli Anadolu kadını Fatma Bacı’nın birbirleriyle arkadaşlık eden çocukları Leyla ve Iraz için verdikleri mücadeleyi anlatıyor. Yeşilçam’ın en duygusal anne konulu yapımlarından olan bu film anneleri kaybettikten sonra değerini fark etmenin pişmanlığına odaklanıyor. 

Bir Şeyler Yazın...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Optimized with PageSpeed Ninja