Yaşlanmayı Önlemek ve Gençleşme’nin Sırları Nelerdir?

Yaşlanma karşıtı 11 beslenme önerisi (10 yıl gençleşmenin yolları)

Yaşlanmaya meydan okumak istiyorsanız işe beslenmenizden başlayabilirsiniz! İşte Diyetisyen Berrin Yiğit’ten sirkeden kuru yemişe, baklagillerden çörek otuna yaşlanma karşıtı 11 beslenme önerisi…

1-PORSİYONLARI KÜÇÜLTÜN

Doğduğumuz andan itibaren yaşlanmaya başlarız. Yaş alma süreci yüzde 30 genetik miras, yüzde 70 de yaşam şeklinden etkilenir. Dolayısıyla yediklerimize, içtiklerimize çok daha fazla özen göstermemiz gerekir. Yaşlanma süreci durdurulamasa da sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyerek etkisini en aza indirebilirsiniz. Hiçbir şey yapamıyorsanız yaş aldıkça porsiyon miktarlarınızı küçültün. Eskisi kadar çok yemenize kalori almanıza gerek yok. Az ama kaliteli beslenin, doğal kolay tarifleri pişirin.

2-CİLT ESNEKLİĞİ İÇİN OMEGA 3

Omega-3 yağları, genel sağlığınız cilt elastikiyetinizde önemli etkiye sahip. Vücutta üretilemediği omega-3’ü için hem hayvan hem de bitki kaynaklarından almanız gerekir. Temel hayvan kaynakları balık yağı, temel bitki kaynakları ise keten tohumu, chia kenevirdir. En iyi omega-3 kaynakları somon, sardalya, uskumru, keten tohumu, chia tohumu, ceviz, ton balığı süt ürünleridir. Bu besinlerin tüketim sıklığı kalitesi yetersizse doktor kontrolünde takviye gerekebilir.

3-YOĞURT VE ENGİNAR İLE DETOKS ETKİSİ

Yaşlanmanın önündeki en güçlü kalkan iyi temizlik yapabilen sisteme sahip olmaktır. Bunun için detoks organlarının başındaki bağırsak floranızı besleyecek prebiyotik ve probiyotik besinleri bolca tüketmelisiniz. Prebiyotikler, bağırsak florasını destekleyen besinlerdir. Enginar, pırasa, kuşkonmaz, soğan, sarımsak, yer elması, balkabağı, tatlı patates, muz, baklagiller bu besinlere örnek olarak verilebilir. Tabii bununla beraber fermente gıdalar da probiyotik özellik gösterir. Ev yapımı yoğurt, kefir, doğal nar ekşisi, pancar, lahana turşusu gibi fermente gıdalar, sağlıklı bakteriler içerir ve bağırsaktaki zararlı bakterilerin türlerini, miktarını azaltabilir.

4-10 KİŞİDEN 9’UNDA D VİTAMİNİ EKSİK

Cildimizi güneşten korumaya çalışırken D vitamini seviyemizi düşürmemeliyiz. durdurmada D vitaminin önemli rolleri var. Ülkemizde her 10 kişiden 9’unda D vitamini eksikliği var. Dolayısıyla yetersizliği varsa veya alt seviyede ise mutlaka kullanın; ihmal etmeyin. 

5-HER GÜN 1 KAŞIK ÇÖREK OTU

Birçok çalışmada elde edilen veriler kimyon, tarçın, zerdeçal, pul biber, sumak gibi baharatların bazal metabolik hızı artırabileceğini ve kilo vermede destekleyici olabileceğini ve hatta ölüm risklerini bile azaltmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor. Çörek otu ve çörek otu yağı, içinde bulunan güçlü antioksidanlar sayesinde yaşlanma karşıtı gıdalardan biridir. Günde 1 yemek kaşığı yoğurda, salataya, çorbaya ekleyin.

-KIRIŞIKLIKLARA KARŞI 2 LİTRE SU

Vücudun düzgün çalışması, cildin ışıl ışıl olması, kırışıklıkların azaltılması, dokunun güçlü kalması için gün içinde mutlaka 2 litre su alışkanlığınız olsun. Bitki çayları vücudu temizleyerek toksinlerden kurtulmada büyük destektir. Bitki çaylarından beyaz, yeşil, mate, rooibos gibi metabolizma uyarıcısı olanları 5-7 dakika demleyip gün içine yayarak içmelisiniz. Akşam saatlerinde ise papatya, rezene, melisa, ıhlamur gibi stres azaltan, sinirleri gevşeten ve kaliteli uyumayı sağlayan çaylara yönelmeniz gerekir.

7-BAKLAGİLLERİ FİLİZLENDİRİN

Filizlendirilmiş baklagilleri özellikle filizlendirilmiş mercimek, nohut, kuru fasulye, buğday filizlerini haftada 3-4 kez tüketmeye gayret edin.

Filizlendirme için:

Yarım bardak yeşil mercimeği geniş bir kaseye koyun, 2-3 bardak su ekleyip 1 gece suda bekletin. Sabah suyu süzüp yıkayın ve kasede ıslak bırakın. Akşam mercimekleri tekrar yıkayıp suyu iyice süzün ve ıslak bırakın. Mercimekler bu aşamada filizlenerek kuyruk verir, bu aşamada pişirip buzdolabında saklayın. 

8-SİRKE DAMARLARI KORUR

Yemek masanızdan elma sirkesi, balzamik sirke ve doğal nar ekşisini eksik etmeyin. İçeriğindeki güçlü bileşikler damarları serbest radikallerin zararından korur. Doğal nar ekşisi de prebiyotik olduğundan bağırsak sağlığınız için oldukça yararlıdır.

9-KURU YEMİŞİ ÇİĞ TÜKETİN

Yağlı tohumlar (badem, ceviz, kaju, fıstık vb.) kalmak isteyenlerin ara öğün ve kahvaltılarında eksik olmamalı. Ancak özellikle çiğ olanları suda bekleterek tüketmek vücuda daha çok antioksidan verir. 

10-BİR ÖĞÜN HAFİF OLSUN

Bazı öğünleri hafif geçirmeye çalışın. Kereviz, pazı, zencefil, limon, ananas veya yeşil elmadan oluşan meyve-sebze sularını 1 öğün olarak tüketmeyi deneyebilirsiniz.  

11-SEBZE RENGİ ÖNEMLİ

Akdeniz tipi sebze ağırlıklı beslenin özellikle mevsim sebzelerini tercih edin ve en koyu renklilerini seçin. Çünkü bu sebzeler hem antioksidan olup hem de bağışıklık dostu gıdalardır. Özellikle mor, turuncu ve yeşil olan sebzeleri her öğünde tüketmeyi hedefleyin.

Bir Şeyler Yazın...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.