Video Sanatı: Görüntüden Daha Fazlası, Görünenden Daha Anlamlısı

Video Sanatı Ne Değildir?

Pek çok kişinin duymadığı, duyanlarında isminden yola çıkarak türlü çıkarımlarda bulunmaya çalıştığı bu dalı ne yazık ki ülkemizde hak ettiği değeri görmüyor. Kulağa sanki yanlış yazılmış, eksik bir şeyler var gibi geliyor. Bu yazıyla beraber birçok yanlışın düzeleceğini umuyorum.

Video sanatı kısa metrajlı film değildir. Doğal olarak orta veya uzun metrajlı film hiç değildir. Filmlerde olduğu gibi , senaryo, diyalog, konu gibi öğelere sahip olmak zorunda değildir.

Video Sanatı

Video sanatı sadece kamera ile çekilmeli gibi kuralların dışındadır. Kamerasız film mi olurmuş? İyi de bu sanatın film olmadığını söylemiştik. 35 mm filmle de sanatınızı icra edebilirsiniz ama ne gerek var? Gerçekten, telefonunuzun kamerasını da kullanabilirsiniz, kamera kullanmak zorunda bile değilsiniz. Neden olmasın? Sinemacılar ve öğrencileri bazen küçük gördükleri bu dalına hareketli fotoğraf şeklinde yüklenirler.

Video sanatı vine değildir. Telefonla bile çekilebilir dediysem, önüne gelen istediğini istediği şekilde çekebilir demek istemedim. Video sanatında vurgulamak istediğim yer SANAT. Vine sanat değildir. Vine’ın amacı gırgırdır, şamatadır. Sanatın hiçbir dalından anlamayan kişilerin vineları ile doludur video siteleri.

Video sanatı , videosu değildir. Kliplerin amacı sanatçıyı, şarkıyı tanıtmak ve bundan para kazanmaktır. Sanatçılar kendi reklamlarını yaparlar.

Video Sanatı haberlerde kullanılmaz. Ana haber bültenlerinde izlediğiniz videoların hiçbirisi sanat değildir. Olan biteni tarafsız bir gözle, sadece ayna tutarak izleyiciye aktaran haber videoları ile video sanatı arasındaki tek ortak nokta VİDEO kelimesidir.

Video sanatının amacı eğlendirmek değildir. Sinemanın işidir bu. Elbette sinemanın tek işi eğlendirmek olmasa da bu konuya burada değinmeyeceğim. Sinemada olduğu gibi eğlendirme özelliklerinden bağımsızdır.

Fotoğraf Kalitesinde Görüntü

Video Sanatı

Peki nedir Video Sanatı? Sanatçının o anda hissettiklerini izleyiciye aktarmasıdır. Senaryo yoktur, oyunculuk yoktur, her şey spontane gelişir. Günlük olayların, düşüncelerin sıra dışı bir şekilde anlatımıdır. Sizinle dalga geçebilir, sizi küçümseyebilir ve düşündürür. Düşünceler karmaşasında kaybolabilirsiniz, rahatsız hissedebilirsiniz. Kendi içinize dönerek davranışlarınızı, kalıplaşmış düşüncelerinizi sorgulamanıza yol açar ya da açmaz. Sanat dallarının ortak özelliği, bir sanat eseri ne kadar yüce olursa olsun karşıdaki kişi bundan ne alıyorsa o kadarını anlar.

Sonsuz anlatım özgürlüğü vardır. Kavramsaldır, artistik bir zekanın ürünü olmalıdır. Deneyseldir. Çeşitli kavramlar ve teoriler denenir, bir sosyal mesaj verme derdinde değildir ve derdini anlatma çabası içerisine girilmez. Konunun sınırlarına dayanır, yoklar, keşfeder. İzleyicinin beklentilerine saldırır. İzleyici tarafından beğenilmek gibi bir kaygı güdülmediğinden estetik veya teknik kaygılar yoktur video sanatında.

Çift Taraflı Ayna

Video Sanatı

Video Sanatını izlerken ne hissediyorsunuz? Önemli olan budur. Bunun cevabının peşinden gidersiniz. Andy Warhol’un dediği gibi; “Bir görüntüye ne kadar bakarsanız, anlamı sizden o kadar uzaklaşır.” Bu durum günlük yaşantımızda sürekli başımıza gelen bir olaydır. Bir kelimeyi düşünün, üzerinde ne kadar düşündükçe, kafanızda veya yüksek sesle ne kadar tekrar ettikçe anlamı sizden o kadar uzaklaşmaz mı? Video sanatını en anlaşılabilir şekilde böyle özetleyebilirim. Video Sanatıyla ilgili videolara bakarken benim en çok aklıma gelen söz ise Friedrich Nietzsche’ye aittir; “Uzun süre uçuruma bakarsan, uçurum da senin içine bakar.” Herkesin kendi uçurumunu keşfetmesi dileğiyle…

Bir Şeyler Yazın...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Optimized with PageSpeed Ninja