Nezle İle Grip Arasında Ne Fark Var? Korunma Yolları

Nezle ile grip arasında ne fark var?

sick-flu-BC9098-002.jpg

Sıcak ve kuru yaz ayları ile soğuk-nemli kış mevsimi arasındaki geçiş döneminde enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığı artıyor. Ani ısı değişikliklerinin üst solunum yollarını olumsuz etkilediğini belirten uzmanlar, boğaz ağrısı ile başlayan nezlenin 4-5 gün, yüksek ateşe neden olan gribin ise 15 gün kadar sürdüğünü belirtti.

Bağışıklık sisteminin ani ısı değişikliklerine hemen uyum sağlayamaması, özellikle üst solunum yollarını olumsuz etkiliyor. Yanı sıra okulların açılması, toplu kullanım alanlarında ve kapalı mekanlarda daha uzun vakit geçirilmesi gibi faktörler de hastalıkların hızla yayılmasına yol açıyor.

Üst solunum yolu enfeksiyonları ve korunma yöntemleri hakkında veren KBB Uzmanı Op. Dr. Ozan Gökdoğan, bu mevsimde en sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarından olan grip ile nezlenin genellikle birbiriyle karıştırıldığını söyledi.

Gökdoğan, hastalıkların belirtilerini, “Nezle boğaz ağrısı, burun akıntısı, öksürük, yüz ve alın bölgesinde dolgunluk hissi gibi belirtilerle ortaya çıkmaktadır. Erişkinlerde sıklıkla ateşle birlikte seyretmez. Genellikle boğaz ağrısı ile başlayan hastalığın 4-5’inci gününde burun akıntısı, burun tıkanıklığı, yüzde dolgunluk hissi ve öksürük de görülmektedir. Zorlu geçen bir haftanın ardından şikayetler azalır ve hastalığın güç Grip, daha ağır bir tabloyu oluşturur, 38 derece üzeri ateş olmakta ve birkaç gün devam etmektedir. Şiddetli halsizlik, kas ağrıları ve baş ağrısı görülmektedir. Daha az sıklıkla kuru öksürük, boğaz ağrısı ve burun şikayetleri de bulunabilir. Hastaların şikayetleri ortalama 10-14 gün sürmektedir” şeklinde anlattı.

https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/saglik/nezle-ile-grip-arasinda-ne-fark-var/cold-and-flu,Xft16wPSNEWkc1-B_NWCQg.jpg?width=960&mode=crop&scale=both&v=20151013125733221

Yeterli sıvı alımı ve dinlenmenin önemli olduğunu belirten Gökdoğan, “Üst solunum yolu enfeksiyonlarının tedavisi, altta yatan hastalığa göre değişmektedir. Bu hastalıkların süresini kısaltan herhangi bir ilaç ve bitkisel tedavi bulunmamaktadır. Tedavinin amacı bağışıklık sistemi, enfeksiyonu temizleyene kadar şikayetleri rahatlatmaktır. Ateş ve ağrılar için ağrı kesiciler kullanılabilir. Vücudun susuz kalmasını engellemek için bol sıvı alınmalıdır. Dinlenme vücudun kendini toparlamasına eder” diye konuştu.

Antibiyotik kullanımına da dikkat çeken Op. Dr. Gökdoğan, “Sağlıklı bireylerde antibiyotikler sıklıkla önerilmez. Antibiyotik kullanmadan önce kişinin bağışıklık sisteminin enfeksiyonu temizlemesi beklenmelidir. Antibiyotiklerin virüsler üzerine herhangi bir etkisi yoktur. Ancak viral enfeksiyon üzerine bakteriyel enfeksiyon eklenmesi durumunda antibiyotik kullanılması önerilir. Ateş, nefes almada sıkıntı veya baş ağrısı daha da kötü hale gelirse, burun akıntısı siyah, yeşil renk alırsa, balgamda kan görülüre, bilinç bulanıklığı ortaya çıkarsa, öksürük 3-4 haftadan uzun sürerse ve tekrarlayan ataklar varsa bakteriyel süper enfeksiyondan şüphe edilebilir. Bu durumda antibiyotik tedavisi gerekebilir” dedi.

https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/saglik/nezle-ile-grip-arasinda-ne-fark-var/young-man-sick-with-flu,rHAZLUswvUiNreptjZrcBA.jpg?width=960&mode=crop&scale=both&v=20151013125800877

Grip aşısı için ideal dönemin Ekim ayı olduğunu berten Op. Dr. Ozan Gökdoğan şunları söyledi: “Grip aşıları o senenin grip aşıları çıkar çıkmaz ideal olarak da Ekim ayında yapılmalıdır. Bununla birlikte grip virüslerinin havada dolaştığı sezon boyunca aşılamaya devam edilmelidir. Her yılın grip aşısı o sene görülebilecek grip virüsü çeşitlerini içermektedir. Grip aşıları uygulamadan ortalama 2 hafta sonra antikor oluşmasına neden olmaktadır. Bu antikorlar aşı içindeki virüslerle enfekte olmaya karşı koruma sağlamaktadır. Grip aşılarının belirgin bir yan etkisi yoktur. Aşılamada kullanılan virüsler zayıflatılmış virüs olduğundan, aşı gribe neden olmamaktadır. Düşük derecede ateş, kızarıklık ve ağrı görülebilen yan etkilerdendir. Toplumun aşıdan çekinmesinin nedeni ise, bu aşının koruyucu etkileri ve yan etkilerinin, yarar ve zarar oranlarının yeterince bilinmemesidir.”

Bağışıklık sistemini güçlendirmenin dengeli beslenmekten geçtiğini dile getiren Op. Dr. Ozan Gökdoğan, sonbahar aylarında üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için yapılması gerekenleri şöyle aktardı:

https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/saglik/nezle-ile-grip-arasinda-ne-fark-var/cold-flu-woman-blowing-nose-ftr,l7tPIUOSD0agI54ZEHHcPA.jpg?width=960&mode=crop&scale=both&v=20151013125821627

“Dengeli ve düzenli bir programının bağışıklık sistemi üzerinde belirgin bir etkisi vardır. Bazı araştırmalar, vitamin ve mineral desteğinin hastalıklı gün sayısını ve antibiyotik kullanımını azalttığını ortaya koymaktadır. Bunlar içinde özellikle çinko ve selenyum üzerinde en çok durulan besinlerdir. C vitamini de üst solunum yolu enfeksiyonlarından hem korunmada hem de tedavide sık kullanılan bir vitamindir. Ayrıca E vitamini ve ekinezyanın da hastalığı karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır. Üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için dengeli beslenmenin yanı sıra düzenli egzersiz yapılmalı, yeterli dinlenilmeli, stres azaltılmalı ve sigaradan kaçınılmalıdır. Ayrıca kişisel ve çevresel hijyen de özen gösterilmelidir. Aksırık, öksürük veya burun temizleme sonrası eller mutlaka yıkanmalıdır. Üst solunum yolu enfeksiyonu gelişme durumunda maske kullanılmalıdır. Özellikle üst solunum yolu enfeksiyon salgını olan dönemlerde iyi havalanmayan kalabalık yerlerden uzak durulmalıdır.

“Grip salgınına karşı turşu yiyin, şalgam suyu için”

grip_nasil_bulasir_kimler_risk_altindadir_h2054

’yı kasıp kavuran grip salgını Türkiye’yi de tehdit ediyor. Müezzinoğlu, “Şu anda kamuoyunu teyakkuza geçirecek bir durum yok” dedi. Dr. Aktaş uyardı: “Tedbiri elden bırakmayın, güçlü bağışıklık için bol bol fermante gıda tüketin.”

Dünya Sağlık Örgütü, ve ’da 4 milyondan fazla insanı etkileyen, ölümlere yol açan grip salgınının 3 hafta içinde daha geniş bir alana yayılacağı uyarısında bulundu.

En çok Fransa ve Almanya’yı vuran Avrupa’daki grip salgını Türkiye’yi de tehdit ediyor. Sağlık Bakanlığı Kurulu dün grip gündemiyle toplandı. Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, Avrupa’daki grip salgınına ilişkin, “Şu anda olağanüstü bir salgın, kamuoyunu teyakkuza geçirecek bir durum söz konusu değil” derken, Grip Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Bakır, Türkiye’de grip vakalarının ve Avrupa’dan daha düşük oranda seyrettiğini belirtti.

Kurul kararında hastalıktan korunma tedbirlerine vurgu yapıldı.

HER ŞEY BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNE BAĞLI

Çok hızlı yayılan gripten korunmada kilit noktanın güçlü bağışıklık sistemi olduğuna parmak basan Fitoterapist Dr. Ümit Aktaş, güçlü bağışıklığın yolunun ise öncelikle vücuttaki probiyotiklerin artırılmasından geçtiğine dikkat çekti. Dr. Aktaş’ın görüşleri şöyle: “Bağışıklığınızı desteklemek için bol bol fermente gıda tüketin. Yani, turşu yiyin, ev yoğurdu mayalayın, şalgam suyu için. Bu dönemlerde bolca probiyotik alınmalı. Japon insanları, geçen sene yaptıkları bir yayında şalgam suyunun grip virüsünü olumsuz ekilediğini, grip hastalığını iyileştirmede ise olumlu etki yaptığını ispatladılar.”

https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/saglik/grip-salginina-karsi-tursu-yiyin-salgam-suyu-icin/33333ev-yapimi-salgam-suyu,w-p00NYKSkKamCf3RIJWQg.jpg?width=960&mode=crop&scale=both&v=20150227142727913

Vücudu probiyotikler (yararlı bakteriler) açısından güçlendirmek için fermante özelliğe sahip kelle paça, işkembe ve tarhana çorbalarının da çok etkili olduğunu aktaran Dr. Aktaş’a göre, doğanın dengesine uygun davranmak, grip başta olmak üzere tüm kış hastalıklardan korunmada en doğru yol:

Ellerinizi sık sık yıkayın, bulunduğunuz ortamı havalandırın, insanlarla sarılıp öpüşmeyin. Kalabalık ve kapalı ortamlardan uzak durun. Kapı kolu, asansör düğmesi gibi ortak kullanım alanların temizliğine özen gösterin. 

“DOĞANIN DENGESİNE GÜVENİN”

çok önemli, muhakkak dengeli beslenin, öğün atlamayın, uzun süre aç kalmayın. Mevsim gıdalarını tüketin, mevsimi dışındaki sebze meyveleri tüketmeyin. Doğanın dengesi sizi kış hastalıklarından koruyacaktır. Bir kök kerevizin, toprağın altında, kış soğuğunda hayatta kalabilmek için ne kadar çaba harcadığını ve bünyesinde hangi maddeleri ürettiğini düşünün. Kerevizin kış soğuğunda hayatta kalmasını sağlayan bu maddeler, kerevizi yediğiniz zaman sizin de kış hastalıklarına karşı korunmanızı sağlayacaktır.”

Ölümlere de neden olan gripten korunmak için bazı uzmanlar aşı öneriyor. Hatta ‘bugünlerde aşı yaptırırsanız Avrupa’daki salgından korunursunuz’ diyenler de var. Tıp camiasını ikiye bölen grip aşısı ile ilgili yıllardır süren “etkili ve gerekli”, “etkisiz ve zararlı” tartışmasını (http://www.ntv.com.tr/arsiv/id/25538588/) hatırlattığımız Dr. Aktaş’ın bu konudaki yorumu ise şöyle:

“GRİP AŞISI OLMAYIN”

“Grip aşısı olmayın çünkü aşı gripten korumuyor. Gripten ölümlerin çoğunluğu 65 yaş üstü hastalarda görülür. Grip aşısının bu grupta koruma oranı sadece %9! Yani neredeyse hiç korumuyor. Üstelik ciddi yan etkilere de yol açıyor. 2014 yılının Kasım ayında, yani bundan 3 ay önce, İtalya’da 11 kişi grip aşısına bağlı nedenlerle öldü ve İtalyan Hükümeti bir firmanın aşılarını toplatma kararı aldı. Aynı toplatma hikayesi, bir önceki sene de Almanya, Fransa ve İtalya da yaşanmıştı. Yani grip aşısı masum bir uygulama değildir.

https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/saglik/grip-salginina-karsi-tursu-yiyin-salgam-suyu-icin/grip-icin-daha-etkili-ilaclar-yolda,bUu-UOYPW06dvOI1yT3cAA.jpg?width=960&mode=crop&scale=both&v=20150221123328761

“AVRUPA ÜLKELERİNDE TOPLATILAN AŞIYI TAVSİYE ETMEK ETİK DEĞİL”

Üstelik, Aralık 2014’te bir gelişme daha oldu, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bu sene üretilen grip aşısının grip virüsüne karşı hiç bir etkisi olmadığını ve yaptırılmasının hiç bir fayda sağlamayacağını bildirdi. Ölümlere yol açan, Avrupa ülkelerinde toplatılan, WHO’nun tavsiye etmediği bir aşıyı hem de Mart ayında tavsiye etmenin hekimlik etiği ile bağdaşır tarafı yoktur.”

Bir Şeyler Yazın...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.