Küçük Kızların Katilleri 11 Yıldır Bulunamadı !

Serap Ezgü’nün Sunduğu 8’de Yayınlanan Gerçeğin Peşinde Programında 11 Yıldır Çözülemeyen Aydınlatılmaya Çalışılıyor.

Savaştepe İlçesi Karacalar Mahallesi’nde, okula giderken kaybolduktan 44 gün sonra bir menfezde cesetleri bulunan ilkokul öğrencileri 10 yaşındaki Büşra Karabacak ve aynı yaştaki kuzeni Tuğçe Yıldırım’ın veya katilleri, aradan 11 yıl geçmesine rağmen bulunamadı. Olay ile ilgili yürüten Jandarma ve bir türlü sonuca varamadı. Cinayetlerin üzerinden geçen 11 yıl boyunca Ailenin acısı ilk gün ki gibi dinmek bilmiyor. Söz konusu cinayette en önemli kanıt olan DNA kanıtı ise araştırılıyor.

Gerçeğin Peşinde Programı
Büşra ve Tuğce Cinayeti

Kaybolmalarının 11’inci yıldönümü nedeniyle lokma hayrı yapan ve çocukların mezarları başında dua eden yakınları, cinayeti kimin işlediğinin bulunup cezalandırılmasını, adaletin yerini bulmasını istedi.

Bu arada; 8’de “Gerçeğin Peşinde” isimli programda yapımcı Serap Paköz günlerdir bu cinayeti çözmeye ulaşıyor. Geçtiğimiz hafta boyunca da ile ile çarpıcı dosyayı açan Paköz, köyden İstanbul’daki stüdyoya ölen iki rahmetli küçük kızların ailelerini getirtti.

Ayrıca Paköz’ün, Karacalar Köyü’nde bulunan ekibi de olası şüphelilerle görüştü.  Her gün saat 17.00’de ilgi ile izlenen programda karşılıklı suçlamalar sonucu köy meydanı karıştı. Şüpheli adayları birbirlerine hakaretler yağdırdı, sinkaflı sözler havada uçuştu. Gerçeğin Peşinde ekibi iddia sahipleri ile tek tek görüştü. Komplike ve karmaşık olayda bugün hangi gelişmeler olacak, büyük merak konusu.

CİNAYET OLAYI NASIL GERÇEKLEŞMİŞTİ ?

Büşra ve tuğce cinayeti
Büşra ve Tuğce –

Savaştepe’nin Karacalar Kırsal Mahallesi’ndeki Mustafa Kangal İlkokulu 4-B sınıfına giden Büşra Karabacak ile kuzeni Tuğçe Yıldırım, 21 Mart 2006’da öğle arasında evlerinde yemek yedikten sonra yaklaşık 1 kilometre mesafedeki okullarına giderken ortadan kayboldu. En son yolunda görülen kuzenler, akşam her zaman geldikleri saatte evlerine dönmeyince, yakınları durumu Jandarmaya bildirdi. Kuzenlerin okula da gitmedikleri anlaşılınca, bulunması için jandarma, arama kurtarma ekipleri ve köylüler dağı taşı karış karış aradı, ancak bir sonuç alınamadı.

Her yerde aranan kuzenlerden 44 gün sonra acı haber geldi. İki kızın cesetleri evlerine 8 kilometre mesafedeki komşu Çamurlu Mahallesi yakınlarındaki bir menfezde, poşete sarılı olarak bulundu. Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsinin ardından iki kuzen, yüzlerce kişinin katıldığı cenaze töreninin ardından Karacalar Mahallesi Mezarlığı’nda yan yana toprağa verildi.

CUMHURBAŞKANI TALİMAT VERMİŞTİ

Kızları Büşra kuzineyle birlikte cinayete kurban giden 43 yaşındaki Hanife ve 47 yaşındaki Mustafa Karabacak çifti, olayın faillerinin bulunması için başvurmadık yetkili bırakmadı. Cinayetin çözüleceği ümidiyle yaşayan aile, 2011’de dönemin Başbakanı Recep Tayyip ile görüştüklerini, dönemin Cumhurbaşkanı ’e mektup ve faks gönderip, yardım istediklerini anlattı. Mustafa Karabacak, şunları söyledi:
“Başbakan Erdoğan öncesi ’de miting yaptı. Kendisine ulaştık ve yardım istedik. Dönemin valisi ve emniyet müdürüne talimat verdi, cinayetin çözülmesini istedi. Fakat bir sonuç çıkmadı. Çocuklar 21 Mart 2006’da kaybolmuşlardı. Aradan 11 yıl geçmesine rağmen veya katilleri bulunamadı, adalete teslim edilmedi. Bize verilen sözler tutulsun, ya da katiller bulunsun. Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, İçişleri Bakanımıza, Genelkurmay Başkanımıza sesleniyorum. Büşra ile Tuğçe’nin canı, kanı yerde kalmasın. Televizyon programlarında pek çok cinayet çözüldü. Büşra ile Tuğçe’nin olayı neden çözülmüyor? Kayseri’de 3 çocuğun katillerini bulan cinayet masası ekipleri, neden bizim çocuklarımızın cinayetini çözmüyor? Savaştepe’ye gelen jandarma komutanları, 2 yıl durup gidiyor. Dosyayı tam anlamıyla inceleyip çevreyi araştırıncaya kadar tayinleri çıkıyor. En son bölük komutanı bu olayla çok ilgilendi. Ne yazık ki onun da ataması yapıldı. İşler yarım kalınca sonuç alınamıyor.”

“KIZIM YAŞASAYDI  ÜNİVERSİTEYE GİDECEKTİ”

Hanife Karabacak, Büşra ve Tuğçe’nin yaşaması halinde şu anda üniversiteye gideceklerini belirtirken, “Ben adalet yerini bulsun istiyorum. Bu köyde adalet işlemiyor mu? Bizim çocuklarımızın katili bulunsun. Bir şeyler bilen, gören varsa söylesin, aradan 11 yıl geçti. Büşra yaşasaydı 20 yaşını bitirip, 21 yaşına girecekti. Onun arkadaşları üniversite ikinci sınıf öğrencisi. Keşke yaşasaydı da okula gitmeseydi. Bizim yanımızda kalsaydı. Arkadaşlarını gördükçe Büşra’m aklıma geliyor. Evlat acısı çekmeyen bilmez” diyerek gözyaşlarına boğuldu.

Bir Şeyler Yazın...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Optimized with PageSpeed Ninja