Hülya Koçyiğit: Yapılan Eleştirilere Gülüyorum

Eleştirilere Gülüyorum

Hülya Koçyiğit

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu’na girdikten sonra 2’de “Film Gibi Hayatlar” adlı program yapmaya başlayan Hülya Koçyiğit, kendisine yöneltilen eleştirilere güldüğünü söyledi. Koçyiğit, “Liyakata bakılıyorsa benim kanalına sinema programı yapmamdan doğal ne olabilir?” dedi. Koçyiğit, üyesi olduğu kurulda neler yaptıklarını da anlattı.

Hürriyet’ten Cengiz Semercioğlu’na konuşan Hülya Koçyiğit’in açıklamalarından bir kısım şöyle:

Siz ve ’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yakınlığınız gündemde…

Sadece biz mi, Cumhurbaşkanına kim yakınsa eleştiriliyor. Bilmiyorum neden, ben de merak ediyorum. Sanatçı toplumun her alanındaki olumsuzluğa, her şeye getirebilir. Onun için sanatçıya muhalif denilir. Görevi sadece iktidara muhalefet etmek değildir. Ben kendi mesleğimle ilgili eleştirilerimi hep dile getirdim.

İnsanların ruh dünyasını geliştirmek, kültürel ve sanatsal konularda daha verimli olmamız gerektiğini düşünüyorum.

Bu konudaki eleştirilerim de dikkate alındı. Ve beni Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu’na seçtiler. Yapılması gereken çok şeyimiz var.

Ne kadar sıklıkla toplantı yapıyorsunuz?

Haftada bir toplanıyoruz.

Kurulda neler görüşüyorsunuz?

Kurulun amacı herkesin sanata ulaşabilmesi, herkesin kültürel hayatta var olabilmesi. O nedenle projeler üretiliyor. Bu projeler Cumhurbaşkanına sunuluyor. O, hangi projeyi seçeceğine karar veriyor.

Şu anda komisyon gündeminizde ne var?

Şu anda hepimizi motive eden tek şey Cumhuriyetimizin 100’üncü yıl kutlaması… 2023 için “bizim filmimiz” diyebileceğiz bir yapım çekmemiz gerekir. Cumhuriyet Marşı bestelenebilir. Tabii bunlar öneriler…

Komisyonda peki bunları yapabilecek isimler de geçiyor mu?

Hayır… Belki Cumhurbaşkanlığı bir yarışma düzenleyebilir. 100. yıl için çekilecek film için senaryo yarışması, 100. Yıl Marşı beste yarışması gibi. Hatta bu Türkiye ile de sınırlandırılmaz, dünyayı da kapsayabilir.

Siz ’la birlikte komisyonda kendi sektörlerinizi mi temsil ediyorsunuz?

Evet, Orhan Bey müzik için ben de sinema için çabalıyorum. Mesela bazı yapım şirketleri sinema alanında çalışan emekçi kardeşlerimiz için sigorta primlerini ödemedikleri için emekli olamıyor. Onlar için proje hazırladım.

TRT’de program yaptığınız için gelen eleştirilere ne diyorsunuz?

Gülüyorum… Liyakata bakılıyorsa benim kanalına sinema programı yapmamdan doğal ne olabilir?

Bu ülkede 50-55 senedir mesleğini yapan ve halkın gözünde saygınlığı olan sanatçıların bu göreve getirilmesi kadar doğal bir şey yok.

Türkan Şoray, sizin programınızın benzerini NTV’de yapıyordu. TRT 2 de bir kültür sanat kanalı. Ama siz program yapınca eleştiriliyorsunuz…

– Ben de bunu soruyorum. Mesele TRT ise… TRT kurumuna 2011 yılında program yapmak için müracaat ettik. Anadolu’daki kadınları tanıtmak üzerine kurulu bir programdı. Projeyi sunduk, cevap bile gelmedi. Sonra bir dizi projesi hazırladık, kabul edilmedi. Daha sonra Türkiye’nin girişimci kadınlarını anlatan bir program yapmak istedik, yine onaylanmadı. 8 senede kaç defa müracaat etmişim, kaç defa reddedilmiş?

O kadar reddedilmenin ardından TRT 2’den teklif gelince ne hissettiniz?

“Kanal için sinema söyleşileri yapar mısın” diye sorduklarında inanamadım. “Yine bunun arkası gelmeyecek galiba” dedim. Çünkü artık TRT’yi unutmuştum, bu sefer onlardan teklif gelince Allah Allah oldum. Menajerim Bircan da “Sana bu kadar hakaret ediyorlar, bari değsin, yapalım” dedi. (Gülüyor) Ben de kabul ettim, çünkü yapacağım şey neticede kendi mesleğimle ilgili bir programdı.

Bir Şeyler Yazın...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.