Filmlerde Unuttuğumuz Dostlarımız


Bazen gerçekten varlar, bazen bilgisayar teknolojisiyle filmlere konu oluyorlar. Maketleri yapılıyor, film için eğitiliyorlar. Kahraman olabiliyorlar ya da baş düşmanımız haline dönüşüveriyorlar. Filmlerde oyuncularla beraber gönlümüzde taht kurmasını pek güzel beceriyorlar. Onları da unutmadık ve bu yazımızda şimdiye kadar filmlerde, dizilerde oynatılmış veya onlardan esinlenilmiş hayvan dostlarımızı analım dedik.


1. JAWS (1975)

Jaws

Pek insan dostu bir canlı olmasa da hafızalarımıza kazındığı kesin! Elbette Jaws filmindeki kadar dehşet dolu olaylar olmasa bile köpekbalığı kazalarından kaynaklanan az da olsa vakayı duyuyoruz. Yine de unutmayın millet, bizim onlara verdiğimizi zarar binlerce katı daha fazla. Asıl üzülmesi gerekenlerin köpekbalıkları olduğunu düşünüyorum. Bu filmdeki masum canlının ise yiyecek yemeğe ihtiyacı var. İnsanlar bütün uyarılara rağmen yüzmek için can atmasalardı canlarını da vermeyeceklerdi. Filmdeki Jaws’ımız maketti. Eğer gerçek olsaydı zaten ölmüş olurdu. Diğer hem cinsleri ise açık denizlerde olabildiğince özgür biçimde yüzmeye devam ediyorlar, ne yapsınlar!


2. Babe (1995)

Babe

Sevimli domuzcuk Babe’i izleyenlerin yüzlerindeki gülümsemeyi görür gibiyim. Hele çocukluk yaşlarında izlediyseniz, hayatınızın filmden önce ve filmden sonra diye ufak bir değişim geçirdiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Çocuklar daha kolay etkileniyorlar ve bu film iyi yönde etkilenmek için harika! Çoban köpekliğine heveslenen bir domuz, domuzcuğa bütün kalbiyle inanan çiftçi ve domuzcuğun baş düşmanı miskin kedi. Diğer çiftlik hayvanları da işin içinde. Aslında bu sadece bir domuzun başrolde olduğu, kadronun çoğunluğunu hayvanların oluşturduğu tam bir gençlik ve çocukluk filmi.


3.Özgür Willy (1993)

Özgür Willy

Birçok filmi olan balinamız Willy (namı diğer Keiko)’yi kaybedeli epey oluyor. Doğal yaşamından koparılan, gösteri havuzlarında çeşitli işkencelere maruz kalan (eğitmek bile bir nevi işkence bence) Keiko’nun ve birkaç hayvanın ölümü üzerine su gösteri merkezlerinin varlığı tartışılır oldu. Zaten ilk filmde Keiko, kendi hayat hikayesini oynamıştı resmen ve adı da Willy’di. Filmin sonunda özgür kalıyordu. Ne yazık ki filmdeki olay gerçek hayatta başına gelmedi. Bütün çabalara rağmen doğaya bir türlü uyum sağlayamadı. Filmde küçük bir çocuğun balinayla kurduğu dostluğu hayranlıkla izleyeceksiniz. Çocuk ve ailesinin, Willy’nin bakıcılarının onu öldürmek isteyen kötü kapitalist, gözü paradan başka bir şey görmeyen servet avcılarından kaçırma çabalarına kayıtsız kalamazsınız.


4. Hachiko (2009)

Hachiko

Sadık bir dostun hikayesi. Sahibi öldükten sonra onu her gün aynı saatte aynı yerde bekleyen sadık bir köpek. 10 yıl boyunca beklenir mi? Her köpek bunu yapacak değil yani hemen bütün köpekler sadıktır lafına çevirmemek lazım. Hayvan sonuçta. Yine de insandan daha sadık tabii. Neyse. Birçok defa filme çevrildi. Japonlar, köpek öldükten sonra onun heykellerini bile yaptılar. Güzel ve ince bir davranış. Eğer ağlamak, duygusallığa boğulmak istiyorsanız tam sizin seçeceğiniz bir filme benziyor.


5.Fluke (1995)

Fluke

Filmde ölüp, bir köpeğin bedeninde hayata gelen bir adamın hikayesi. O bakışlar, o tüyler, o arsızlık yok mu? Üstelik birkaç köpeğin yanı sıra filmde maymuna, kediye, fareye kadar her türlü canlıyı görmek mümkün. Bir köpeğin idaresi bile ne kadar güç, birden fazla film setinde uğraşmak herkesin yapabileceği bir iş değil.Annesi ve kardeşleriyle birlikte hayvan barınağına kapatılan küçük Fluke uyutulmadan önce oradan kaçmayı başarıyor. Evsiz yaşlı bir ona bakmaya başlıyor, birlikte oyunlar oynayarak hayatlarını kazanıyorlar. Yaşlı kadının da ölmesi üzerinde Rambo onu buluyor ve birlikte epey zaman geçiriyorlar. En sonunda dostunun gene hayvan barınağından kaçmasına yardım ederken Rambo yaralanıyor ve o da ölüyor. Bunun üzerine Fluke eski ailesinin yanında dönmek için elinden geleni yapıyor.


6.The Black Stallion (1975)

Black Stallion

Batan bir gemiden sağ kurtulan bir çocuk ve bir at. Issız, çöl gibi bir yerde birbirlerinden başka kimseleri yok. Karşılıklı güvenin ve arkadaşlığın görselliğe dökülmüş bir hikayesi. Siyah kısrağımız, çocuğun, bir önceki sahibi gibi zalim biri olmadığını görüyor. At eğiticisi Henry Dailey ile karşılaştıktan sonra at yarışlarından dünyanın en hızlı atlarına karşı performanslarını sergiliyorlar.


7. Pi’nin Yaşamı (2012)

Pi’nin Yaşamı

Oynatması en kolay hayvan olduğu için hep köpekleri görüyoruz hemen hemen. Peki ya bir kaplanı filmde başrolde oynatsak nasıl olur? Pi’nin yaşamında tam olarak böyle oluyor. Bir kaplanla kurtarma sandalının içinde hapsolan bir çocuğun umutsuzca hayatta kalma çabalarını izliyoruz. Bir kaplan, köpekten çok farklı. Söz dinlemez, vahşi ve son derece aç! Onu eğitemezsiniz. Eğitseniz bile hala sizi yeme olasılığı var. Kesinlikle karşılaşmak istemeyeceğiniz, hele bir sandalda baş başa kalmak istemeyeceğiniz bir canlı. Bir şekilde birbirlerine saygı duymayı öğreniyorlar. Uzaktan ve saygılı ilişkilerini film boyunca görebilirsiniz.


8. K-9 (1989)

K-9

köpeği K-9’u kim unutabilir? İzlemediyseniz mutlaka izleyin. İzleyenler için ise güzel ve kahkaha dolu bir nostalji olur. Dedektifimizin başı bu zeki, komik ve yaramaz köpeği ile epey başı derde girecek. Güzelim arabasının aynası mı kalacak, koltuğu mu ısırılmayacak? Özel hayat denilen bir şey kalmayacak evde. Köpek beslemek zor, köpeği beslemek daha da zor. Peki huysuz ve çapkın bir köpeğine ne demeli acaba?


9. Lassie (2005)

Lassie

Parasal sıkıntıya düşen ailesi tarafından satılan Lassie’nin gerçek ailesine olan uzun ve zorlu yolculuğu. İskoç çoban köpeği ırkı olan Collie olan Lassie insanların zihinlerinde o kadar yer etmiştir ki cins adı yerine Lassie diyenler bile vardır. Lassie cinsi köpek! Halbuki yok öyle bir cins, bunun sadece filmdeki köpeğin adı olduğunu unutur gibiyiz. İnsanlara çok yakın bir köpek cinsidir. Genel olarak kurtarma ve rehber köpeği görevlerini üstlenir. Kolay eğitilebilir olması bence filmlerde oynatılması en ideal köpeklerden biri yapıyor bu ırkı.


10. Flipper (1964-1967)

Flipper

Keiko gibi su gösterilerinden kötü bir darbe alan Flipper dizini belki hayal meyal hatırlarsınız. Ben hatırlıyorum. Tekrar tekrar gösterildi televizyonda ve epey ilgi topladı. Bu sevimli yunusun maceralarını keyifle izlerdik. Suda kuyruğunun üzerinde kalkıp geri ger gitmesi ve taklalar atması bize yunus davranışları hakkında yüzeysel de olsa bazı bilgiler vermişti. Kötü adamların korkulu rüyası Flipper, köpeklerini bile geçecek şekilde her türlü kötü adamın kokusunu kilometrelerce uzaktan alırdı.

Bir Şeyler Yazın...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Optimized with PageSpeed Ninja