Eski Ekonomi Bakanı Ufuk Söylemez Albayrak’ın Ekonomi Programını Eleştirdi

Ekonomiden Sorumlu Devlet , Albayrak’ın programını

Ekonomiden Sorumlu Devlet açıklanan Yeni Programı işçi ve memurun yararına hiçbirşey yok zengin daha zengin olacak kurumlar vergisi düşürülerek yük tabanda çalışan işçi ve memura ödettirilecek

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Yeni Ekonomi Programını (YEP) açıkladı.

Yeni Ekonomi Programı’nda büyüme hedefleri; 2018 için yüzde 3,8, 2019 için yüzde 2,3, 2020 için yüzde 3,5 ve 2021 için yüzde 5 olarak belirlendi. Enflasyon hedefleri ise; 2018 için yüzde 20.8, 2019 için yüzde 15.9, 2020 için yüzde 9.8, 2021 için yüzde 6.0 oldu.

Daha önce Bakan Berat Albayrak’ın koltuğunda oturan, Ekonomiden Sorumlu Eski Devlet Bakanı Ufuk Söylemez açıklanan Yeni Ekonomi Programını Odatv’ye yorumladı. Ufuk Söylemez, Albayrak’ın açıkladığı programı “krizin itirafı” diye ifade ederken, önümüzdeki üç yıl için de “kaybedilmiş yıllar” olduğunu söyledi.

2018-2019 VE 2020’NİN KAYBEDİLMİŞ YILLAR OLDUĞUNUN İTİRAFI

Açıklanan yeni programın bugüne kadar yayınlanan diğer programlardan farkı olmadığını, fakat satır aralarında bazı gerçeklerin kabul edilip 2018-2019 ve 2020’nin kaybedilmiş yıllar olduğunun itirafının yapıldığını belirten Söylemez şöyle devam etti;

“Bu program bugüne kadar AKP’nin açıkladığı ve hiçbirinde tutturamadığı başarısız programlardan pek farklı değil. Tek olumlu yönü bazı gerçekleri satır arasında kabul etmeleri.

Nitekim Bakan Albayrak Türkiye’de işsizliğin, enflasyonun, cari açığın ve her türlüğü olumsuzluğun ancak 2021’den sonra düzeleceğine dair tablolar gösterdi bize.

Bu durum ünlü ekonomist Keynes’in meşhur bir lafını hatırlattı bana ‘Uzun vadede hepimiz ölmüş olacağız.’ Türkiye’ye ve Türk milletine Allah sabır ve güç versin ki Bakan Albayrak’ın vaat ettiği nurlu ufuklara ve refaha kavuşabilelim inşallah.

Yani yeni programa olumsuzlukla yaklaşmak istemiyorum ama gerçekçi tarafı da budur. 2018’i, 2019’u, 2020’yi kaybedilmiş yıllar olarak tüm rakam ve grafiklerle açıkça söylüyor. Dolayısıyla Türkiye’nin 2021’den sonra refaha kavuşacağını söyleyerek nurlu ufuklar vaat etmekten daha ileri giden bir program değil.

2018,2019 ve 2020 yıllarının Türkiye’nin kayıp yılları olacağı enflasyonun, işsizliğin çift haneden aşağı düşmeyeceğinin bir anlamda teyidi anlamına geliyor.”

“KOBİLERİ, İŞSİZİMİZ, EMEKÇİMİZ AÇLIK VE YOKSULLUK SORUNU YAŞAYAN MİLYONLAR 2021’E KADAR SABREDERLERSE…”

Önemli olan meselenin genel yatırım ikliminin düzenlenmesi olduğunu, Türkiye’deki sorunun sadece ekonomik program veya parasal meselelerin olmadığını ifade eden Söylemez şöyle devam etti;

“Zaten bir programdan fazla bir şey beklemek doğru değil. Önemli olan bunun uygulanması ve genel yatırım ikliminin düzelmesidir. Çünkü bir programdan şapkadan tavşan çıkaracak sihir gücüne sahip değiller.

Türkiye’nin sorunu sadece ekonomik program veya parasal meseleler olmadığını aklı başında herkes biliyor.

Kuvvetler ayrılığının olmadığı, medyanın eleştiriden çekindiği, çok kanallı ama tek sesli olduğu, otoriter ve siyasal İslamcı yöneliğe sahip ortam yerli ve yabancı yatırımcılar için cazip olmaktan çıkar.

Nitekim Türk vatandaşlığı kazanma koşullarını da ucuzlattılar, 2 milyon dolardan 500 bin dolara indirdiler. 100 kişiden 50 kişiye indirdiler istihdamı yani enflasyonu oraya da maalesef yansıttılar.

Demek ki programlardan sihir beklemek doğru değil. Program’daki tek gerçekçi yön 2021 gibi bir uzun vadeli hedefin verilmesidir.

Türk sanayisini kobileri, işsizimiz, emekçimiz açlık ve yoksulluk sorunu yaşayan milyonlar 2021’e kadar sabrederlerse ve 16 yıldır iktidarda olan AKP’yi 5 yıl daha desteklerlerse refaha kavuşacaklar gibi bir anlam çıkıyor bu da bana göre programın en gerçekçi yönü.”

“ÖNEMLİ OLAN TÜRKİYE’DEKİ KAMPLAŞMA VE CEPHELEŞMENİN ÖNLENMESİDİR”

Açıklanan programda sorunlarla kısa vadede nasıl baş edileceğinin belirtilmediğine dikkat çeken Söylemez şu ifadeleri kullandı:

“Önemli olan bugün akut olan ekonomik ağır sorunlarla kısa vadede nasıl baş edeceğimizin söylenmemiş olmasıdır.

Dediğim gibi yatırım iklimini düzeltecek koşullar olmadığı müddetçe Türkiye’nin sorunu sadece parasal değildir orta vadeli program ilan ederek de çözülemez.

İyi niyetli yaklaşımdır gerçekçiliği de önümüzdeki 3 yılın kayıp yıllar olacağı bizzat Ekonomi Bakanı tarafından teyit edilmesidir.

Ben fazla bir şey beklemiyorum programdan önemli olan dediğim gibi diğer hususlarda iyileşme sağlanmasıdır Türkiye’nin demokratikleşmesidir. Türkiye’deki kamplaşma ve cepheleşmenin önlenmesidir.

Türkiye’de eğitimin dijital ekonomiyle tamamen uzak imam hatipleşilmesinden vazgeçilmesidir. Dolayısıyla bunlara yönelik bir şey göremedim.

Diğer orta vadeli programlardan da tek farkı 2018, 2019, 2020 yıllarının bizzat bakan tarafından kayıp olarak grafik ve rakamlarla teyit edilmesidir.

Bakan Albayrak’ın açıklaması esasiyle Türkiye’nin 2018 ve 2019 yıllarında ortalama büyümesinin çok altında büyüyeceğinin çift haneli enflasyon ve çift haneli faizlerle gelişmiş ve gelişmekte olan en kötü rakamlara sahip olduğunun adeta itirafı niteliğindedir.”

“ÖNÜMÜZDEKİ 3 YILIN BİR KRİZ DÖNEMİ”

Erdoğan’ın dün döviz kurlarında yaşanan hareketliliğe ilişkin olarak yaptığı açıklamasında “Bizde kriz mriz yok, bunların hepsi manipülasyon” ifadesine değinen sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Kimse yoğurdum ekşi demez, Bakan Albayrak’ın açıklamaları ve 2018,2019 ve 2020 için sunduğu rakamlar bir kriz ekonomisinin yapısal sorunları olan ekonominin rakamları olarak görüyorum.

Ama dediğim gibi teşhis eksik dolayısıyla tedavide yetersiz kalır. Teşhis eksik olan şu kendini idare biçimlerinin yani ahbap-çavuş kapitalizminin, eş dost akraba kayırmacılığının, partizan atamaların, bürokrasiye cemaatçilerin doldurulmasının, otoriter bir anlayışın hukuktan uzaklaşmanın yani kuvvetler ayrılığının askıya alınmasının fiilen ve diğer bütün unsurların bir araya gelmesiyle yani yatırım ikliminin kaybolmasına dair bir şey yok onlar kendi idare tarzlarının doğru olduğunu düşünüyorlar.

Bunun sadece parasal tedbirlerle veya yasaklarla belki 15’inci defa orta vadeli program ilan ederek aşılabileceğini zannediyorlar sorun bu.

Yani sorun bu gerçekleri görmemeleri veya gördükleri halde kabul etmemelerinden kaynaklanıyor. Dolayısıyla Bakan Albayrak’ın ilan ettiği rakamlar önümüzdeki 3 yılın bir kriz yönetimi yılları olduğunun rakamlarla ve grafiklerle adeta itirafı niteliğinde bence.”

Bir Şeyler Yazın...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.