Ekonomi’de Nereden Nereye? Son On Yılın Değerlendirmesi

ekonomisinde 2010’lu yıllar: Görkemli yükselişten hızlı inişe!

Sözcü gazetesinin haberine göre; ekonomisi 2001 krizinin yaralarını 2010 yılına gelene kadar sardı! 2010’lu yıllar ise ekonomisinde oldukça çalkantılı bir dönem olarak kayıtlara geçti. Piyasalar 2010’lu yılların ilk yarısında inişli çıkışlı bir performans gösterirken 2016’dan sonra ’de ve ekonomide yaşananlar ‘Allah bir daha bu günleri göstermesin’ dedirtti. 2010 yılında parmakla gösterilen bir ekonomiye sahip, büyüme oranlarında Çin’le yarışırken arkasından yaşananlar büyüme modelinin ve politikalarının sorgulanmasına neden oldu. İşte 2010’lu yıllarda Türkiye ekonomisinde yaşananların kısa bir özeti…

Türkiye ekonomisinde 2010’lu yıllar: Görkemli yükselişten hızlı inişe!

2010’lu yıllara güçlü bir ekonomik performansla başlayan Türkiye özellikle 2010’ların ikinci yarısıyla birlikte güç kaybetmeye başladı. Babacan-Şimşek’ten oluşan kadrosu daha sonra yerini ve ekibine bıraktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ekonomi yönetiminde büyük söz sahibi olurken 2010’lu yıllara Merkez Bankası tartışmaları damgasını vurdu. 2010’lu yıllarda Türk ekonomisinde yaşananların kısa bir özetine bakmadan önce son 10 yıldaki büyüme performansımıza bir göz atalım…

2010: Türkiye emin adımlarla büyümeye devam etti. İnşaat sektörünün yıllık büyümesi yüzde 24 oldu. Ekonomi birinci çeyrekte yüzde 11.8 büyüdü! Milli gelirimiz bir yılda 2.354 arttı.

2011: Yılı yüzde 8.5 büyüme ile tamamlayan Türkiye, Çin’den sonra dünyada en fazla büyüyen ülke oldu. Cumhurbaşkanı Kanal İstanbul fikrini ortaya attı.

2010’lu yılların ilk yarısında ekonomi yönetiminde önemli görevler üstlendi. Ekonomiden sorumlu başbakan yardımcılığı görevini yürüten Babacan daha sonra farklı bir siyasi kariyer çizmek için ’den ayrıldı. Mehmet Şimşek de son kabine revizyonunda bakanlık görevini bırakmış oldu.

2012:  Mega projeler kamunun iyice gündemine oturdu. Akkuyu’ya yapılacak Nükleer Santral’ın proje görseli ortaya çıktı. İhracatta Cumhuriyet tarihi rekoru kırıldı.

Yap-işlet-devret modeli ile yapılan Yavuz Sultan Selim Köprüsü verilen Hazine garantileri yüzünden sıklıkla eleştirilmişti.

2013: Haziran ayında patlayan Gezi Parkı olaylarından Türkiye piyasaları da etkilendi. /TL ilk kez 2 TL’yi aştı. İşsizlik yüzde 9.2 seviyesindeydi.

2013 yılındaki Gezi Parkı olayları piyasalarda da yakından takip edildi. Fotoğraf: Depo Photos

2014: 2014 ekonominin alarm sinyalleri verdiği bir yıl olarak kayıtlara geçti. Kredi not görünümünde bozulmalar olmaya başladı. ‘Asrın projesi’ Marmaray açıldı. Dolar/TL 2.40’ı aşarak tarihi zirvesini gördü.

2015: Dolar/TL 2.80’i gördü. Bank TMSF’ye devredildi. Yerli için İsveç’ten prototip satın alındı. Daha sonra bu prototip kullanılmadı.

2016: Ekonomide bir yönetim şekli değişikliğine gidildi. Maliye Bakanlığı’na atandı. Türkiye temmuz ayında FETÖ’nün hain darbe girişimini savuştururken Türkiye ekonomisi zor bir döneme girmeye hazırlanıyordu. Darbe girişiminin ardından kısa bir süre sonra dolar/TL 3.00’ü aştı. Ekonomi 27 çeyrek sonra daraldı. Kredi not görünümü bozuldu.

2016 yılında göreve gelen Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak/Fotoğraf: Depo Photos

2017: Türkiye ekonomik krizin etkilerini savuşturmak için hızlıca önlemler aldı. Kredi Garanti Fonu ile şirketlerin çekeceği kredilere devlet kefil oldu. Kamu bankaları uygun koşullarla kredi vermeye başladı. Varlık Fonu zengin kamu kaynaklarını tek bir şemsiyede topladı. 2017’de ekonomi alarm sinyalleri veriyordu fakat 2018’de çok az insan bu çapta bir kriz bekliyordu… Bu arada yerli için Türkiye’nin Girişim Grubu kuruldu.

Cumhurbaşkanı ’ın çağrısı ile Cizre’deki polis memurları ellerindeki dolarları bozmak için döviz bürosu önünde… Fotoğraf: Depo Photos

2018: Ve ekonomik kriz… ile olan gerginliğin de etkisiyle dolar/TL 7.20’yi aştı. Şirketler art arda konkordato ilan etmeye başladı. Hacizler iflaslar birbirini izledi. Merkez Bankası faizleri sert bir şekilde yukarı çekti. İşsizlik 15 yılın zirvesine çıktı. Türk Telekom bankalara olan borcunu ödemeyince bankalar yönetime el koydu.

2019: 2018’de yaşanan her şey 2019’un bir nevi habercisiydi. Büyük mega projelerden alarm sinyalleri gelmeye başladı. Vatandaş art arda gelen zamlarla neye uğradığını şaşırdı. Çaya, şekere, benzine, motorine zam üstüne zam geldi. Piyasalar tekrar edilen İstanbul seçimlerinin etkisiyle çalkalandı. Ticaret savaşları etkisini iyice hissettirirken Merkez Bankası Başkanı ani bir kararla tarihi şekilde görevden alındı.

Özet: Şurası bir gerçek ki Türkiye 2010’lu yılların ilk yarısına çok iyi bir ekonomik performans ile başladı fakat ikinci yarıda yaşananlar bir o kadar dramatik oldu. Kur, enflasyon, faiz sarmalında yoluna devam eden Türkiye bu ekonomik krizden bir çıkış arıyor.

Bir Şeyler Yazın...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Optimized with PageSpeed Ninja