“Contagion” Politik Oyunlara Salgın Bulaştı !

Politik Oyunlara Salgın Bulaştı

İçinde virüs sonrası salgın geçen filmler izlemeye alıştım. Bundan dolayı bu tarz filmlerin benzerliği garip bir şekilde beni sıkmıyor çünkü virüs temalı filmleri çok seviyorum. Fakat bu yapımda karşıma daha farklı bir şey çıkıyor. Virüs salgını sonrası politik dünyanın ne yaptığına ve toplumun buna olan tepkisi üzerine daha tartışmacı boyuta  aktarılmış bir yapım ve ünlü oyuncular var karşımızda ama filmi başarılı kılan oyuncular değil, filmin ta kendisi.

Film hakkında çokça “bu kadar hatırı sayılır oyuncu varken ortaya yavan bir şey çıkmış” gibisinden söylemler duydum. ”Steven Sodenbergh” zaten Che filminde bile ”kahraman” merkezli bir film yapmamıştı ve zaten böyle bir sinema anlayışından son derece uzak birisi. Filmle ilgili olarak her ne kadar, bilim-kurgu sınıfına girdiği yazmış olsa da, ben öyle bir şey de görmedim açıkçası. Doğrudan salgın üzerine bir gerilim filmi var karşımızda. Bu gerilim, siyasi  çıkar odaklarının kavgası ve dünya üzerinde diğer büyük güçlerin hastalık yönetme politikası üzerine gelişiyor.

Filmde öne çıkan en önemli karakter belki de kitleleri peşinden sürükleyen, bir tür sosyal medya fenomenliğini egosunu tatmin etmek için mi, yoksa kamuoyu yararına bir tür kanaat önderi temsilciliğini mi üstlendiği tam olarak belli olmayan ve bunu oyunculuğuyla çok başarılı bir şekilde hikaye odaklı bu filme aşılamış olan Jude Law’ın hayat verdiği alan Krumwiede adlı İngiliz blogger. Krumwiede, içerden sızdırdığı bilgilerle olayın gidişatına yönelik haberler peşind, bir yandan da tedaviye yönelik bir bitkisel çözümü pazarlamayla karışık halka duyurma işini üstlenmekte. Amerikan hükümeti ve başı çeken diğer hükümetlerle ilaç şirketlerinin kapalı kapılar ardında yürüttüğü tedavi sürecinin aslında sistematik ve önceden kurgulanmış bir süreç içersinden bir kaç milyon kişinin ölümünün sadece istatistiklerden ibaret olduğunu, son kertede işin kaymağının birilerin cebine indiğini görüyoruz filmde.

Bunun dışında, bu karakter haricinde gerçekten onca önemli oyuncu her şeye rağmen çok da önemli oyunculuklar sergilemiyor. Film tamamen hastalık, hastalığın sosyal hayata etkisi, vatandaşlık ve devlet kavramı otoritenin kriz dönemlerindeki sarsılabilirliğini anlatıyor. Doğrudan bir eleştiri olmamakla beraber, bir ışıkla bu çerçeveyi bize gözlemletirken, ekseninde ağır gribal bir hastalık gibi görünen ölümcül bir hastalığın gidişatını başrole taşıyor.

Yapım bu açıdan oldukça sürükleyici, fakat filmin sonunda olayın çıkışıyla ilgili ayrıntılara çok fazla değinilememesi, Hong Kong’da tam olarak neler olduğunu anlayamamamız, senaryoda kopuk bir şeye dönüştürüyor bu hastalığı.

Contagion,  sistemi eleştiren toplumun, sosyal medyanın kriz zamanlarındaki günümüz dünyasındaki önemini; bundan nemalanmasını, siyasetçilerin  pragmatist yaklaşımlarını yine bu düzlemdeki insanların doğrudan veya dolaylı olarak buna maruz kalırken neler yaşadığını anlatan bir  sinema çalışması. Klasik bir felaket filmi yerine iyi bir alternatif arıyorsanız eğer Contagion güzel bir başlangıç.

Bir Şeyler Yazın...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.