Bizans Resim Sanatı ve 12 Bayram Sahnesi

Tanımlayıcı ve didaktik ikonalar, konularını Eski Ahit’ten, İncil’ den, Meryem’ in yaşamından, azizlerin, martirlerin yaşamlarından ve yaptıkları işlerden almıştır. Bu gurupta yaygın olarak tasvir edilen konuların başında İncil’de yer alan olaylardan, Bizanslı teologlarca doğmatik içerikli olarak tespit edilen on iki tanesi gelmektedir.

Sanatı’da 12 bayram sahnesini Meryem’e Müjde, İsa’nın Doğumu, Mabede Takdim, İsa’nın Vaftizi, Metamorfoz, Kudüs’e Giriş, Lazarus’un Dirilişi, Çarmıh, Anastasis, Göğe Yükseliş, Pentekost ve Meryem’in Ölümü olarak sıralayabiliriz.

  1. MERYEM’E MÜJDE

Meryem’e Müjde, Roma Priscilla Katakombu, 4. Yy (?)

Meryem’e müjde konulu tasvirler, oldukça  yaygın bir şekilde betimlenmiştir. Tasvirlerde Meryem ve onu  müjdeleyen  melek çeşitli kompozisyonlarda görülür. Ayakta olmasının yanında otururken betimlenen Meryem, çoğunlukla tabure, koltuk ve taht üzerinde görülür. Genellikle üzerinde bakireliğini simgeleyen maphorionu bulunmaktadır.Meryem’e Müjde, Erken Dönem’den itibaren kiliselerde tasvir edilen önemli kompozisyonlar arasında yer almaktadır. Meryem’e müjde tasviri olduğu düşünülen  en erken tarihli örnek  4. Yüzyıl ?  başlarına tarihlendirilen Roma Priscilla Katakombu’nda yer alır.[1]



Buhurdan, Kumluca (Antalya) buluntusu, 6. yüzyıl, Antalya Müzesi

Buhurdanlar genellikle silindirik ya da çok köşeli açık kase biçiminde olur, zincirlere asılı taşınırlardı. En süslü örneklerinden biri Kumluca hazinesindeki silindirik buhurdandır.

Tamamen yaldızlanmış gümüş gövdesi İsa’nın çocukluğundan sahneleri tasvir eden kabartmalarla kaplıdır. Meryem’e Müjde, Acı Suyla Sınanma, Ziyaret, Beytüllahim’e , Doğum ve İlk Yıkanma, Müneccimlerin Yolculuğu bu sahneler arasındadır. Bakire Meryem’e içirilen acı suyun konduğu kabın biçimi kalisi hatırlatır; bebeğin yıkandığı leğene verilen önem ise buhurun arınma aracı olarak gücüne işaret eder.

Genellikle diskopotirion denen kalis ve diskos takımı, tören yelpazeleri ve buhurdan ayinin en kutsal objeleriydi. 6. Yüzyıl kiliselerindeki gümüş aksesuarlar arasında kutsal şarabı koymak için ibrik ya da amfora, ibriğin içindekileri süzmek ve kalise konmuş şarabı baharat, böcekler, posa ya da başka artıklardan arındırmak için bir süzgeç, ayin kaşıkları, ayrıca rahibin ellerini yıkaması için ibrik ve leğen (hernivokseston) vardı.[2]

Meryem’e Müjde kabartmalı taş, 6.-7. yüzyıl (altın çerçeve yenidir) 5,6 cm x 4,2 cm Bibliotheque narionale de France, camee 337 Paris,

Yandan gösterilen bir tahtın önünde ayakta duran Meryem, ona selam  veren ve takdis eden melek Cebrail ile karşı karşıyadır. Meryem sol eliyle bir sepetin içindeki yün yumağını çeker ve bir kabulleniş hareketi yapar. Bu ikonografi bir dizi oyma akik esere işlenmiştir; bunlardan ikisi Paris’teki Milli Kütüphane’de, diğer ikisi St. Petersburg’daki Hermitaj Müzesi’ndedir.

  • İSA’NIN DOĞUMU

sanatında resimler anlamlı imge ve sembollerle doludur. Litürji, Eski Ahit ve Yeni Ahit metinleri doğrultusunda oluşturulan ritüeller ve sembolleri içerir. Müjde ve İsa’nın doğumu ile tasarlanan ritüeller çeşitli tasvirlerle zenginlik kazanmıştır. Ayrıca Ökaristi Ayini eşliğinde kiliselerde İsa’nın doğumu kutlanmıştır. 4. yüzyıla tarihlendirilen sarkofaglarda İsa’nın doğumunun tasvir edildiği görülür.  Erken tarihli örneklerin sarkofaglarda işlenmesinin, ölüm öncesi yaşamların ölüm sonrasına etki edeceğine inanıldıının göstergesidir.  [3]

Mermer Rölyef, İsa’nın Doğumu, Yunanistan, Byzantine & Christian Museum, 4.-5. Yy.

İsa’nın doğumu ve Üç Müneccimler, 4. Yüzyıl, Arles Museum,

İsa’nın Doğumu, Ravenna Başpiskoposu Maksimianus’un Fildişi Tahtı,550

İtalya Ravenna’daki Maksimianus’un fildişi tahtınının arkalık bölümündeki İsa’nın doğumu tasvirinde Salome, Meryem’e doğum işlemleri sırasında etmektedir. 726 öncesine tarihlendirilen eserlerde İsa’nın doğumu, İsa’nın ilk banyosu, çobanların secdesi ve Müneccim Krallar’ın secdesi gibi konular birbirinden bağımsız kompozisyonlar şeklinde tasvir edilirken 726- 842/3 sonrasında bütünü oluşturan episodların tek bir sahne içinde yer aldıkları görülür. 6. yüzyıldan sonra doğum ve ilk banyo birlikte tasvir edilir.

İsa’nın Doğumu, Altın Enkolpion, 584, Konstantinopolis, Dumbarton Oaks Museum

6. yüzyıla tarihlendirilen altın Enkolpion üzerinde, üçlü sahne düzenlemesi görülür. Kompozisyonda episodalar birbirinden herhangi bir konturla ayrılmamıştır. Üstte tahtta Meryem ve kucağında İsa, tahtın iki yanında ayakta baş melekler görülür. Sol altta kundakta İsa ve hayvanlar, olaya tanık olan çobanlar tasvir edilmiştir. İsa’nın sağında, Müneccim Krallar’ın secdesi episodu görülür. Burada, İsa üç, Meryem ve yıldızlar ise iki defa resmedilmiştir.

  • MABEDE TAKDİM

Mt. Athos’ta, Pantokrator İsa Manastırındadır. 15. Yüzyıla ait olduğu belirlenmiştir. 37.5 x 23 cm. ölçülerindedir. Kiborion’la örtülü altarın önünde simetrik bir şekilde Meryem’in ve bir çift güvercin tutan Yusuf un figürleri sıralanmıştır. Diğer tarafta İsa’yı ellerine alan Sireon bulunmaktadır. Onun arkasında da Anna yer alır. Arka , Palaio logos’lar sanatı tarzında ve biraz da Gotik özellikleri taşıyan çok sayıda mimari ile doldurulmuştur.[4]

  • İSA’NIN VAFTİZİ

Rabbula İncili, Üçüncü Kanon Tablosu

Rabbula İncili’nde yer alan kanon  tablolarından üçüncüsü görülüyor. Bu tablo da, diğerleri gibi ince, süslü sütunlarla süslenmiştir. Sayfanın kenar boşluklarında ise İsa’nın hayatını konu alan İncil’de geçen sahneler görülmektedir. Sağ taraftaki İsa’nın doğum sahnesinde Meryem çocuk İsa’nın yattığı yerin önünde bir sunağın üzerine oturmuş, Yusuf ise çocuk İsa’nın üzerine eğilmiş olarak resmedilmiştir.

Sayfanın alt tarafında Tapınmayı Bırakma sahnesi hem sol alt köşe hem de sağ alt köşede ikiye bölünmüş olarak resmedilmiştir. Sol taraftaki İsa’nın Vaftiz sahnesini görüyoruz.

Üstte bulunan kişiler ise  Süleyman ve Davud peygamberlerdir. İkisinin de Bizans imparatorları gibi  altın haleleri ve mor giysileri vardır. Sağ  tarafta görülen Davud Peygamber elinde bir lirle resmedilmiştir. Sol tarafta bulunan Süleyman Peygamber ise bir tahta oturmaktadır.

  • METAMORFOZ

Ortodoks ikonografisine  has özellikleriyle dikkati çeken ve oniki yortu arasında yer alan bir konuya sahip olduklarından yaygın olarak karşılaşılan ikonalardır. Konunun kaynağı İncil’dir.

16. yüzyıla ait bir ikonadır. Novgorod’da , Sanat ve Mimarlık Müzesinde yer almaktadır. 178.8 x 133 cm. ebatlarında, ıhlamur ağacından pano üzerine tempera tekniğindedir. Temanın geleneksel şemaya bağlı kurgusuyla ve Novgorod üslubunun kendine has yorumuyla dikkat çekicidir.[5]

  • KUDÜS’E GİRİŞ

Orta Yunanistan Ekolü özellikleri taşımaktadır. Kompozisyonun odağını göksel gerçeklik ve hakimiyt kavramları ile bütünleşen, eşek üzerindeki, sağ eli ile takdis eden, sol eli ile bir kağıt tomarı tutan İsa oluşturmuştur.

İsa’nın arkasında görülen ağaca çıkan bir figür ana şemaya katılmıştır. Sağdaki sembolik şehir, göksel Kudüs kentini temsil etmektedir. Hıristiyanlığın oniki yortusundan biri olan bu konu kaynağını İncil’ den almaktadır.

Bizans Müzesi ,15.-16. yy, 39 x 31cm

Bizans Müzesi, 15.-16. yy, 58 x 31cm

  • LAZARUS’UN  DİRİLİŞİ

15. yüzyıl ortalarına ait bir Bizans ikonasıdır. Oxford, Ashmolean Müzesinde bulunur. Bizans Devleti’nin çöküşünden sonra da Bizans sanatı geleneklerinin etkisini sürdürdüğünü göstermesi bakımından önem taşımaktadır. Yapıtın Yunanlı Usta Andronikos Byzagios’a ait olma ihtimali vardır. Yapıt, özellikle açık havada geçen konusuna bağlı olarak oluşturulan mekan ve Batı’ dan gelen derinleşme arayışlarıyla dikkat çekmektedir. İnsani tavır ve yumuşak desen anlayışı da bu durumu desteklemektedir. Figürlerin boyut ve anlayışıyla ele alınışı ve jestferiyle birlikte, mimiklerine verilen önem de gözden kaçmamaktadır.[6]

8-ÇARMIHTA İSA

Rabbula İncili

İsa’nın çarmıha gerilişinin resmedildiği bu minyatürde, arkaplanda iki mavi dağ (Gareb ve Agra) görülüyor. Bu an karanlık ve aydınlığın anı olduğu için sol üstte Güneş ve sağ üstte de Ay bulunuyor. Üç kişi dört çiviyle ve ayak destekleri olmaksızın çarmıha gerilmiş. 3 asker Hz. İsa’nın bulunduğu çarmıhın önüsıra onun giysileri için kumar oynuyorlar.

Hz.İsa tipik Süryani tarzında  giysileri içerisinde resmedilmiş. Uzun mor-altın sarısı tuniği Babası tarafından yüceltilmiş İsa’nın rububiyetini simgeliyor. Çarmıhın üzerindeki Süryanice yazıda “Bu Yahudilerin Kralıdır” yazıyor.

  • ANASTASİS

Yapının en önemli ve dikkat çekici yeri olan apsis yarım kubbesine yapılmıştır.  Grekçe bir sözcük olan anastasis, ‘diriliş’ demektir.

Bizans sanatında ‘Anastasis’, İsa’nın ölümünden sonra,  yeraltındaki ölüler diyarına (Hades) giderek, kendinden önce yaşamış olan ve burada tutulan Eski Ahit peygamberlerini esir tutan Şeytan’ın elinden kurtarması, şeytanın buradaki krallığına son vermesi ve doğru insanları dirilterek göklere çıkartması olayıdır. Bu olay İncil’lerde yer almamaktadır.

Kariye’de  bu sahne bütün bir apsis yarım kubbesini kaplayacak biçimde betimlenmiştir. İsa, üçgen kompozisyon ortasında ayakta durmakta beyaz ışık saçan üzerinde sarı yıldızlar bulunan mandorlanın içindedir. 

Chora Museum, Anastasis 14.yy

Karanlık bölümün iki tarafında birer lahit yer alır. İsa, sağındaki lahitten Adem’i, solundaki lahitten ise Havva’yı ellerinden tutarak kendine doğru çekmektedir. Adem’in arkasında, içlerinde Eski Ahit peygamberlerinden Yahya, Davud ve Süleyman’ın bulunduğu bir grup, Havva’nın  arkasında ise Habil ve ruhban tunikleri  giyinmiş  yedi kişi durmaktadır. Adem ile Havva burada bütün insanlığı temsil etmektedir. Betimlenen sahnenin üst kısmında “Anastasis”  yazılıdır.

Chora Museum, Anastasis, 14yy

  1. GÖĞE YÜKSELİŞ

Erken Hıristiyan sanatının en güzel örneklerinden biri olan bu Göğe Yükseliş ikonasının Filistin kökenli olabileği düşünülmektedir. Üst köşelerde, Suriye’de tapınılan semitik tanrılar bulunuyor. Bunlardan sol taraftaki Ay’ı temsil eden “Sin” ve sağ taraftaki Güneş’i temsil eden “Helios”dur.

Rabbula İncili, Göğe Yükseliş

Hz. İsa iki melek ve uçan bir bir küre içerisinde göğe yükseliyor. Kanatlı küre ateş renkli bir tahttır ve üzerinde 4 evangelistin sembolü olarak insan, kartal, aslan ve öküz başları bulunmaktadır. Arabanın altında görülen el ise Baba’ya işaret etmektedir. Arabanın iki yanındaki diğer iki melek ise mor örtüler üzerinde altın taçlar taşıyorlar. Hz. İsa’ya sunulan bu taçlar Yeni Ahit’teki Vahiyler Kitabı bölümünde yer alan şu sözlere göndermede bulunuyor: “O yüceliği, saygıyı ve gücü almaya layıktır.”

Uzun kahverengi saçlarıyla Hz. İsa figürü Kainatın Efendisi yani Pantokrator olarak resmedilmiştir. Vahiyler kitabı 5:2’de “O tomarı açmaya, mühürlerini çözmeye lâyıktır” denmesine gönderme olarak, sol elinde açılmış bir tomar tutmaktadır. Hz. İsa, baş parmağı ile yüzük ve serçe parmaklarını birleştirerek yukarıya doğru kaldırdığı sağ eliyle tasvir edilmiştir.

Hz. Meryem dua duruşu içerisinde resmedilmiştir. Yanında iki tane melek durmaktadır. Bu meleklerin başlarındaki haleler de, giysileri de Hz. İsa’nınkilere benzemektedir. Bunun sebebi her üçünün de göksel nitelikte olmasıdır.

Havariler   göğe yükselişi seyrediyorlar. Ama melekler, onları, gidip bu haberi insanlara anlatmaları için uyarıyorlar. Burada, ilginç olan nokta Hz. Meryem’in solunda, elinde kitapla duran Aziz Paul’ün resimde bulunmasıdır. Aziz Paul gerçekte göğe yükseliş sırasında orada bulunmuyordu, ama sanatçı tarafından resme dahil edilmiştir.

  1. PENTEKOST

Pentekost (Hamsin) önemli Hıristiyan yortularından biri olup “ellinci [gün]” anlamına gelir. Bu yortuda Kutsal Ruh’un Hz. ’nın izleyicileri üzerine inişi kutlanır. Yukarıdaki Pentekost ikonası göksel görkem âlemlerini temsil eden büyük mavi bir kubbeyle süslenmiştir. Kemerin üzerinde cennet bahçelerini simgeleyen ağaçlar büyümektedir. Beyaz bir güvercin olarak resmedilen Tanrı’nın Ruhu göklerden inerek, havarilerle konuşmakta olan Hz. Meryem’in üzerinde durmak üzere maddî âlemlere girer. Hz. Meryem’in örtüsü altında tipik bir Süryani başörtüsü vardır. Ruh’un bir diğer simgesi olan parlak ateş yalımları Hz. Meryem’in ve herbir havarinin başı üzerinde yer almaktadır.

Rabbula İncili, Pentekost

Hz. Meryem’in sağında ve solunda görülen kırmızı renk yoğunlaşması ise ona Kutsal Ruh tarafından bahşedilen ilâhî hayatı imlemektedir. İncil’de Pentekost olayından söz eden bölümde Hz. Meryem’in mevcudiyetinden söz edilmez ama minyatürü yapan sanatçı Hz. Meryem’i bu Pentekost olayında “çocuk kilisenin anası” olarak imgelemiştir. Ve bu da Hıristiyan sanatında bilinen en eski örnektir.

  1. KOİMESİS

Koimesis; Meryem’in Ölümü sahnesinin Bizans kiliselerinin ikonografik programında görülmeye başlaması 11.yy’dan itibaren başlar. Orta ve geç Bizans döneminin en populer ikonalarından biridir.

Chora Museum, Koimesis, 14.yy

Naos batı duvarında, ana kapının üzerinde yer alan Meryem’in Ölümü (koimesis) sahnesinde kumaşlarla kaplanmış lahitin üzerine uzanmış Meryem, etrafında ise havariler, kilise ileri gelenleri ve Kudüs’lü kadınlardan oluşan kalabalık yer almaktadır. İsa, çift mandorla içerisinde, elleri saygı ifadesi olarak örtülü kucağında Meryem’in ruhunu temsil eden bebek tutmaktadır, Mandorla (ışık halesi) içersindeki İsa’nın etrafında melekler, dışında ise altı kanatlı melek mandorlanın üst kısmında kanatları görülmektedir. Arka planda mimari yapı yanında, muhtemelen İsa’nın kucağındaki Meryem’in ruhunu alarak cennete götürmek için bekleyen iki melek görülmektedir.
Meryem’in başucunda Petrus elindeki buhurdanı sallarken ayak ucunda ise Pavlos Meryem’e doğru eğilerek üzgün bir ifadeyle bakmaktadır. Sahnenin üst kısmında “Tanrı anasının ölümü” tasvir edilmektedir.

KAYNAKÇA

Akkaya, T. (2000) ”Ortodoks İkonaları” Arkeoloji ve Sanat Yayınları: İstanbul.

Akyürek, E.  “Bizans’ta Sanat ve Ritüel

Alexander Kazdhan , ‘’ Oxford Dictionary of Byzantium’’ , Oxford Üniversitesi Basımevi.

Koch, G.(2007) ”Erken Hıristiyan Sanatı” çev: Ayşe Aydın. Arkeoloji ve Sanat Yayınları: İstanbul.

Lowden, J. (1997). “Early Christian and Byzantine Art.Phaidon London”.

M.V Levtchenko, Çev. Maide Selen , ‘’Kuruluşundan Yıkılışına Kadar Bizans Tarihi’’, Ankara Yayınevi.

Pekak, S. (2015) “İsa’nın Doğumu” Sanat Tarihi Dergisi.

Pitarakis, B. (2010)“Bizantion’dan İstanbul’a Bir Başkentin 8000 Yılı: Bizans Başkentinde Yaşam ve  Sanat” Sabancı Üniversitesi Yayınları: İstanbul.


[1] Pitarakis, B. (2010)“Bizantion’dan İstanbul’a Bir Başkentin 8000 Yılı: Bizans Başkentinde Yaşam ve  Sanat” Sabancı Üniversitesi Yayınları: İstanbul.

[2] Pitarakis, B. (2010)“Bizantion’dan İstanbul’a Bir Başkentin 8000 Yılı: Bizans Başkentinde Yaşam ve  Sanat” Sabancı Üniversitesi Yayınları: İstanbul.

[3] Pekak, S. (2015) “İsa’nın Doğumu” Sanat Tarihi Dergisi.

[4] Akkaya, T. (2000) ”Ortodoks İkonaları” Arkeoloji ve Sanat Yayınları: İstanbul.

[5] Akkaya, T. (2000) ”Ortodoks İkonaları” Arkeoloji ve Sanat Yayınları: İstanbul.

[6] Akkaya, T. (2000) ”Ortodoks İkonaları” Arkeoloji ve Sanat Yayınları: İstanbul.

Bir Şeyler Yazın...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.