Acil Önlemler Alınmazsa Türkiye Adım Adım Kuraklığa gidiyor

Barajlardaki doluluk oranlarının düşmesi,göl ve göletlerin kuruması yaklaşan kuraklığa dikkat çekmemiz gerektiğini söylüyor…

TÜRKİYE ADIM ADIM KURAKLIĞA DOĞRU GİDİYOR

Son gelişmeler barajlarımızın doluluk oranlarına bakılırsa kuraklık kapıda yani kuraklığa doğru gidiyoruz.

Türkiye resmi verilere göre 2020 yılında geçen yıla göre yağışlar yüzde 53 düşmüş durumda iklim değişikliklerinin kaçınılmaz sonucu kuraklıkla karşı karşıyayız.Türkiye Meteoroloji Müdürlüğünün son haritası Türkiye’nin şiddetli kuraklıkla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.Kuraklıkla ilgili Türkiye’nin acil önlemlere ihtiyacı var.

Son 60 yılda 70 e yakın gölümüz kurudu. Göl, gölet, dere, çay gibi kaynakların su seviyelerinin korunması ve bu kaynakların yüzde 80 oranında kullanımına neden olan tarımsal üretim metodundan vazgeçilmeli.  Bu ilke çok basit bir suyun döngüsü veya suyun çevrimi ilkesidir. Birçok ülkede yer altı, yer üstü doğal su kaynaklarının kirletilmemesi, bilinçli kullanımı sonucu meteorolojik kuraklık önlenebilmektedir.

KURAKLIK TÜRKİYEDE NE DURUMDA

Tarım ve Orman Bakanlığı kuraklık eylem planı hazırladı.Ancak su tasarrufu konusunda insanlarımızı bilinçlendirmemiz gerekiyor.Türkiye’nin tarımsal üretimi,barajlardaki su durumu nedir? neler yapılması gerekir? Bu sorular son derece önimlidir.Bunun için alınması gereken önlemler…

ŞEBEKE SULARI PARK ALANLARINDA VE BAHÇE SULAMALARINDA KULLANILMAMALI

Hızlı tüketimin olduğu kentlerde su sıkıntısının önüne geçmek için şebeke suyuyla bahçe ve parklarda kullanılmasının önüne geçilmelidir.

Ülke genelinde su tasarrufu ile ilgili hareketler başlatılmalı yayınlar ve eğitimle su bilinci verilmelidir.

Türkiye su zengini bir ülke değil. Yılda kişi başına bin 519 metreküp su miktarıyla su sıkıntısı çeken bir ülke Artan nüfus büyüyen kentler dikkate alınırsa su fakiri olma yolunda ilerliyor.İç Anadolu Bölgesi en riskli bölgelerin başında geliyor. İTÜ Meteoroloji Mühendisliği bölümünün verilerine göre, bölgeye düşen yağışta yüzde 62 oranında azalma var. Türkiye Ziraatçiler Derneği Başkanı Hüseyin Demirtaş da, yağışın geçen yıla göre bu dönemde yüzde 53 azaldığını özellikle tahıl ürünlerinin bu kuraklıktan ilk etapta zarar göreceğini söylüyor. Yılda yaklaşık 22 milyon ton buğday üretimi yapmamıza rağmen 10 milyon ton da ithal ediyoruz. Bunun bir bölümünü ihraç ediyoruz ama artık mevcut üretim Türkiye nüfusuna yetmiyor.Türkiye’nin tahıl ambarı dediğimiz Konya’da durum ne Konya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Murak Akbulut da 2019’da 80 milimetre alınan yağışın bu yıl 30 milimetreye kadar düştüğünü söylüyor.

ARABA HALI YIKAMALARINA SON VERİLMESİ GEREKİYOR

Devlet Su İşleri (DSİ) Dairesi Eski Başkan Yardımcısı ve Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, 2019’da yağışların yüzde 20 düştüğünü, bu yıl da böyle giderse ciddi bir tehditle karşı karşıya kalınacağını söylüyor. Sulama barajlarındaki depolama suyunun çok dikkatli kullanılması gerektiğinin altını çizen Yıldız, “Kuraklık tablosu endişe verici’’dedi.Bir genelge yayınlanarak.hoyrat bir şekilde araba ve halı yıkamalarına son verilebilir.2020 Ekim ve Kasım ayı ayı toplam yağışı 56.4 milimetre, normal yağış ortalaması 118.8 milimetre ve geçen yılın aynı dönemine göre yağış ortalaması ise 58.3 milimetre oldu.Aynı aylara göre  toplam yağışlarında normale göre yüzde 53 ve geçen yıl yağışlarına göre yüzde 3 azalma gözlendi. Yağışlarda en fazla azalma yüzde 62 ile İç Anadolu bölgesinde gerçekleşti. Bunu yüzde 57’le Akdeniz, yüzde 56’yla Ege, yüzde 55’le Doğu Anadolu, yüzde 48’le Karadeniz, yüzde 41’le Güneydoğu Anadolu ve yüzde 40’la Marmara Bölgesi izledi.

İSTANBULDA DA DURUM PEK İÇAÇICI DEĞİL

Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdür Yardımcısı Oğuz Kasap, İstanbul’un su ihtiyacını karşılayan rezervlerde 3 aylık kaynak bulunduğunu, beklenen yağışlarla şubat ayından itibaren barajlarda doluluğun artacağını söyledi. Kasap, İSKİ Genel Müdürlüğü’yle yaptıkları çalışma sonucunda Melen dışındaki barajların da devreye alınacağını açıkladı.

Meclis’te milletvekillerine bilgi veren Kasap, şunları söyledi:

MELEN’DEKİ ÇATLAK GİDERİLİYOR

“Melen Barajı ilk planlama esnasında kil çekirdekli kaya dolgu olarak düşünülmüş aslında, ama o bölgede uygun kil bulunamamış, kaya da bulunamamış. Dolayısıyla ön yüzü beton kaplı kayaya dönülmüş, onda da birtakım engeller oluşmuş. Biz bunu o zaman görmüş olsaydık, gerekli tedbirler alınırdı. Sağ sahilde biraz sıkıntı var. 3 tane çatlak var. Arka tarafına bir dolgu yaparak bunu neticelendireceğiz. 3 boyutlu analizleri yapıldı, herhangi bir sıkıntı görülmedi.

10 YILDA BİR KURAKLIK OLUR

Hemen hemen her on yılda bir bu kuraklık yaşanıyor. Bizim hesaplarımıza göre İstanbul’da 3 ay kadar daha su var. Zaten ekim, kasım aylarından itibaren yağışlarla beraber su toplanıyor. Dolayısıyla bundan sonra herhangi bir sorun olacağını düşünmüyoruz. Aralık, ocak, şubat aylarında mutlaka gelen yağışlarla dolduracağız. Ama bizim için önemli olan öncelikle Melen ve ondan sonra diğer yapacağımız barajlar. İSKİ Genel Müdürümüzle bir araya geldik, onlar da katkı verdiler, hangi barajlarda ne yapacağız, ne kadar su toplayacağız, birlikte çalışmaya başladık. Onların da bize vereceği katkılar var şüphesiz. Dolayısıyla el birliğiyle sadece Melen’le yetinmeyeceğiz, diğer barajları da peyderpey devreye alacağız. Ama İstanbul için öngördüğümüz, 2024-2025 yıllarından önce Melen’i bitireceğiz.”

Bir Şeyler Yazın...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Optimized with PageSpeed Ninja